Danıştay 7. Daire Başkanlığı
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/1443 E. , 2024/5061 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, satın aldığı düşük tutarda özel tüketim vergisine tabi madeni yağları daha yüksek tutarda özel tüketim vergisine tabi olan motorin yerine ikame edilmek üzere yakıt olarak sattığından bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca müteselsil sorumlu tutulmak suretiyle, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, 2016 yılının Ocak ilâ Aralık (1.) ve (2.) dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve aynı yılın Eylül ilâ Aralık aylarının (1.) ve (2.) dönemleri için tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak; diğer dönemler için ise bir kat oranında kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda yer alan, davacının 2016 yılında 66.118 teneke ile gerçekleştirdiği madeni yağ satışlarının, faaliyeti karayolu ile yük ve yolcu taşımacılığı olan mükelleflere yapılması, davacının kendi firmasına yaptığı yağ satışlarını da araçlarında akaryakıt olarak kullandığına ilişkin ikrarı, karşıt tespit tutanağı düzenlenen mükelleflerin beyanları, faaliyet alanları taşımacılık olan mükelleflere yüksek miktarda yağ satışı yapılmış olması, davacının yüksek miktarda satış yaptığı saptanan kara yolu ile yolcu ya da yük taşımacılığı işi ile uğraşan bir kısım mükelleflerin madeni yağların motorin ikamesi olarak kullanıldığına dair ifade verdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, madeni yağ satışlarındaki gerçek mahiyetin daha yüksek tutarda özel tüketim vergisine tabi olan motorin ikamesi olarak kullanımına yönelik olduğunun tespit edildiğinden, dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımları yönünden; tekerrür uygulanmasına dayanak olarak 04/08/2016 tarihinde tebliğ edilen vergi ziyaı cezasının gösterildiği, tekerrüre esas alınan cezanın 2016 yılında kesinleştiği göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu fiil nedeniyle 2017 yılının başından itibaren tekerrür hükümleri uygulanarak vergi ziyaı cezası kesilebileceğinden, 2016 yılının Eylül ilâ Aralık aylarının (1.) ve (2.) dönemlerine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümleri uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmiş ise de; ceza kesilmesine ilişkin Kanun'da aranan şartların gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının artırılan kısımları ile özel usulsüzlük cezasının iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının ve 2016 yılına ilişkin vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulanmasının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen iptale ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.