Esas No
E. 2023/733
Karar No
K. 2026/261
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :2023/733 Esas

KARAR NO: 2026/261 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2020/318 Esas- 2022/1115 Karar

TARİH:08/12/2022

DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
KARAR TARİHİ: 12/02/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

DAVA:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin ertelenen 05/05/2020 tarihli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında, gündemin 3.maddesiyle alınan şirket bilançosu ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin kararın, yönetim kurulunun faaliyetlerinin hukuka uygun olmaması ve hazırlanan bilanço ve kar/zarar hesaplarının gerçeği yansıtmaması sebebiyle; gündemin 4.maddesiyle alınan yönetim kurulu üyelerinin oyçokluğuyla ibrasına ilişkin kararın, yönetim kurulunun şirketi kanuna ve esas sözleşmeye uygun yönetilmemesi, şirket menfaatlerine aykırı kararlarlar alınması, YK Başkanı ...'ın kendi ve diğer YK üyelerinin ibrasında kanuna aykırı oy kullanması sebebiyle; gündemin 5.maddesiyle alınan yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigaline müsaade edilmesine ilişkin kararın; oylamada YK Başkanı ...'ın kendisine ve hakimiyeti altındaki diğer yönetim kurulu üyesi şirketlere TTK 395 ve 396 md gereği izinlerin verilmesine ilişkin alınan bu karara yönelik kanuna aykırı oy kullanması sebebiyle yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilinin alınan kararlara muhalefet şerhi koyduğunu ve muhalefetinin tutanağa işletildiğini beyanla davalı şirketin 05/05/2020 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 3, 4, 5 nolu kararların iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin ertelenen 05/05/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında müvekkili tarafından alınan tüm kararlara ret oyu kullanıldığını ve muhalefetinin tutanağa geçirildiğini, bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında müvekkili tarafından yöneltilen sorulara verilen cevapların yetersiz kaldığını, dürüst hesap verme ilkelerinin uygulanmadığını, gündemin 2. maddesiyle alınan yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması ve müzakere edilmesine ilişkin kararın, faaliyet raporunun gerçeği yansıtmaması, müvekkilinin sorularının cevapsız bırakılması ve verilen bilgilerin dürüst hesap verme ilkesine aykırı olması sebebiyle; gündemin 3.maddesiyle alınan şirket bilançosu ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin kararın, finansal tabloların gerçeği yansıtmaması sebebiyle; gündemin 4.maddesiyle alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın, yönetim kurulu başkanı ... tarafından kullanılan oylarla alınması sebebiyle ve gündemin 5.maddesiyle alınan yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigaline müsaadesine ilişkin alınan kararın, yine oylamada oy hakkı bulunmayan yönetim kurulu üyelerinin oylarıyla alınması sebebiyle iptalinin gerektiğini beyanla davalı şirketin 05/05/2020 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 2, 3, 4, 5 nolu kararların iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yönetim kurulunun faaliyetlerinin hukuka uygun olduğunu, hazırlanan bilanço ve kar/zarar hesaplarının gerçeği yansıttığını, faaliyet raporunun usulüne uygun hazırlandığını, davacının bilgi alma ve inceleme hakkının karşılandığını, finansal tabloların dürüst resim ilkesine uygun hazırlandığını, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının münferit olarak ayrı ayrı onaylandığını, yönetim kurulu başkanı ...'ın kendi ibrasında oy kullanmadığını, ayrıca kendisinin ibra edilmediğini, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullandığını, bunda kanuna herhangi bir aykırılık bulunmadığını, yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396 md göre verilen izinlerin hiçbir zaman grup dışı şirketlerde faaliyet izni olarak verilmediğini, bu nedenle yönetim kurulunun kişisel menfaatini doğuran bir durumun söz konusu olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl davaya bildirdiği nedenlerle ve birleşen davada talep edilen gündemin 2.nolu maddesiyle alınan karar yönünden, faaliyet raporunun sadece müzakere edildiğini, onaylanmadığını, faaliyet raporunun müzakeresinin genel kurul kararı niteliğinde bulunmadığını, genel kurulda oylama yapılmadığını ve bu nedenle kararın iptal edilemeyeceğini beyanla asıl ve birleşen davaya cevap dilekçelerinde bildirdiği nedenlerle birleşen davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ;Mahkemece, asıl davanın davalı şirketin 05/05/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5 nolu kararların, birleşen davanın aynı genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4, 5 nolu kararların iptali istemine ilişkin olduğu, asıl ve birleşen davacıların, davalı şirketin 05/05/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısına iştirak ettikleri, iptali istenen 2, 3, 4, 5 nolu gündem maddelerine olumsuz oy kullandıkları ve alınan karara muhalefet şerhi yazdırdıkları, davanın ve birleşen davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, oluşturulan bilirkişi heyetinden asıl ve birleşen davadaki iddia ve savunmaya göre rapor alındığı, birleşen davaya konu Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunun ve Bağımsız Denetim Raporunun Okunmasına ve Müzakere edilmesine ilişkin gündemin 2.maddesinin iptali talebinin, benimsenen bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda açıklandığı üzere, yönetim kurulu faaliyet raporunun ve bağımsız denetim raporunun görüşülerek müzakere edilmesi ve bu gündem maddesine ilişkin herhangi bir karar alınmaması sebebiyle yerinde olmadığı, asıl ve birleşen davaya konu Bilanço ve Kar/Zarar Hesaplarının Onaylanmasına ilişkin gündemin 3.maddesiyle alınan kararın kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu iddiası ile iptali talebinin, davalı şirket bilanço ve finansal tabloların usulüne ve kanuna uygun olarak düzenlenmesi, ticari defter ve dayanağı belgelerin bilanço ve kar/zarar cetvellerinin örtüşmesi, kaldı ki anonim ortaklıklarda çoğunluk ilkesi gereği anılan genel kurul kararının oy çokluğu ile alınması, kararın yasaya, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olmaması sebebiyle yerinde olmadığı, şirket yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamayacağı, asıl ve birleşen davaya konu Yönetim Kurulu Üyelerinin ibralarına ilişkin gündemin 4. maddesiyle alınan kararın, Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararda oylamaya katılması ve adı geçenin verdiği oyların çıkarılması ile karar nisabının sağlanamaması sebebiyle iptalinin gerektiği, genel kurul ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 395. maddesiyle yönetim kurulu üyelerine anonim şirketle ticari işlem yapma yasağı, 396. maddesiyle de şirketin konusuna giren işlerde rekabet yapma yasağı getirildiği, bu düzenlemelerin, mutlak emredici nitelikte hükümler olmadığı, her iki maddede getirilen yasağın genel kurul kararı ile kaldırılabileceği,

TTK'nın 395. ve 396. maddeleri çerçevesinde alınan kararlarda aynı yasanın 436/1.madde gereğince hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesi veya üyelerinin kendi lehine oy kullanamayacağı, diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabilecekleri, Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın kendi yasağının kaldırılmasına ilişkin alınan kararda oy kullandığı, verdiği olumlu oylarla nisap sağlandığı, adı geçenin oy yoksunluğu haline göre kulanmış olduğu oylar dahil edilmediğinde kendisi yönünden bu kararın alınamayacağı, bu nedenle ...'a izin verilmesine ilişkin alınan kararın yasaya aykırı olduğu, diğer YK Üyeleri ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin YK üyesi sıfatıyla rekabet ve işlem yasaklarının kaldırılmasına ilişkin alınan kararla verilen iznin TTK'nın 395.ve 396. madde gereğince yetkili organ olan genel kurulca verildiği, bu yöndeki genel kurul kararının oy çokluğu ile alındığı ve gerekli nisabın sağlandığı, bu yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin kararda, YK Başkanı ...'ın oy yoksunluğu halinin bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ve davalı şirketin 05/05/2020 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında 4 ve 5 numaralı gündem maddeleri ile alınan kararların kısmen iptaline karar verilmiş, asıl ve birleşen davada verilen kararlara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl davada davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; Mahkeme kararının hatalı ve eksik bilirkişi raporuna dayandığı, davalı şirketin finansal tablolarının gerçeği yansıtmadığı, bilirkişi inceleme gününün davacıya bildirilmediği ve incelemenin davacının yokluğunda yapıldığı, raporun aynı bilirkişi tarafından başka mahkeme dosyalarında düzenlenen raporlardan kopyala yapıştır yöntemi ile hazırlandığı, raporda davacının iddiaları ile delillerinin değerlendirilmediği, taraflı ifadelere yer verildiği, bilanço, kar ve zarar tablosunun dürüstlük ilkesine uygun olduğuna dair görüşün yalnızca şirketin bağımsız denetimden geçmesine dayandırıldığı ve başkaca nitelikli bir inceleme yapılmadığı, davalı şirket tarafından ... A.Ş.'ye 1.360.000 TL ve ... A.Ş.'ye 3.691.458 TL tutarında ödenen hizmet bedellerinin neye istinaden ödendiği, bu hizmetlerin gerçekten alınıp alınmadığı hususunun incelenmediği, ... A.Ş.'ye ödenen bedelin mali tablolarda ... A.Ş.'ye ödenmiş olarak görünmesi ve tutarın 1.320.000 TL olarak görünmesi konusunda bir değerlendirme yapılmadığı, başka mahkemelerde görülen dosyalarda düzenlenen bilirkişi raporlarında davalı şirketten anılan şirketlere para aktarıldığının tespit edildiği, bu raporların bilirkişi heyeti ve Mahkemece nazara alınmadığı, yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesi konusundaki genel kurul kararının iptali ve yürütülmesinin geri bırakılması hakkında mahkeme kararı bulunduğu halde yönetim kurulu üyelerine 10.261.674,03 TL ödenmiş olması açık bir biçimde kanuna aykırı olduğu halde bu hususun raporda örtbas edilmeye çalışıldığı, ...'ın dava dışı ... ile ... Şirketlerinin çoğunluk pay sahibi olduğu, bu nedenle hakimiyeti altındaki sermaye şirketleri ile davalı şirket arasındaki kişisel nitelikte bir iş veya işleme ilişkin müzakerelerde oy kullanamayacağı, bu nedenle adı geçen yönetim kurulu üyesi şirketlere TTK'nın 395 ve 396. maddesi kapsamında izin verilmesine dair alınan kararın da iptalinin gerektiği ve Mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna ilişkindir.Birleşen davada davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; Mahkemece atanan bilirkişi heyetince usulüne uygun şekilde inceleme yapılmadığı, bilirkişilerin yerinde inceleme tarihinden davacıyı haberdar etmedikleri, incelemenin davacının yokluğunda yapıldığı, bu şekilde hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, bilirkişi heyetinin kendisine görev verilmeyen hususlarda görüş bildirdikleri, raporda varsayıma dayalı ve hatalı değerlendirmelere yer verildiği, gündemin ikinci maddesi uyarınca yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun müzakeresine ilişkin kararın iptali talebinin reddi kararının hatalı olduğu, faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığı, bu nedenle iptal kararı verilmesi gerektiği, bilirkişi kök ve ek raporlarında davacı tarafça itiraza uğrayan konularda herhangi bir inceleme yapılmadığı, buna rağmen yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmadığı, bu kapsamda bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de belirtilen davalı şirketin EPDK mevzuatı kapsamında 2019 mali yılına ilişkin hazırladığını belirttiği bağımsız denetim raporunun ortakların incelemesine sunulmaması, davacının imzalamadığı bir sözleşmenin tarafıymış ve sermaye koyma taahhüdü varmış gibi bu taahhüdün yerine getirilmesinin istenmesi, davalı şirketin ... A.Ş.'den aldığı ifade edilen hizmetlerin gerçekte alınıp alınmadığı, tek personeli bulunan ... A.Ş.'den 1.360.000 TL değerinde ne gibi biz hizmet alındığı ve bu ve benzeri sebeplerle finansal rapor ve tabloların dürüst resim ilkesine aykırı olarak düzenlenmiş olması konusunda bir inceleme yapılmadığı, bu sebeple söz konusu raporların hükme esas alınamayacağı, ...'ın dava dışı ... ile ... Şirketlerinin çoğunluk pay sahibi olduğu, bu nedenle hakimiyeti altındaki sermaye şirketleri ile davalı şirket arasındaki kişisel nitelikte bir iş veya işleme ilişkin müzakerelerde oy kullanamayacağı, bu nedenle adı geçen yönetim kurulu üyesi şirketlere TTK'nın 395 ve 396. maddesi kapsamında izin verilmesine dair alınan kararın da iptalinin gerektiğine ilişkindir.Asıl ve birleşen davada davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; davacıların gündemin 4 nolu maddesi uyarınca alınan yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile ibrası kararının iptali hakkındaki iddiaları mesnetsiz olmasına rağmen Mahkemece kabul edilmesinin hatalı olduğu, ...'ın kendi ibrasında oy kullanmadığı ve ibra edilmediği, diğer yönetim kurulu üyesi olan ... A.Ş. ile ... A.Ş.'nin ibrasında oy kullanmasına TTK'nın 436/2. maddesi uyarınca engel bir durum olmadığı, yönetim kurulu üyelerinden ... hakkında TTK'nın 395 ve 396. maddeleri gereğince şirket konusu işlerle iştigal etmesine izin verilmesine dair kararın iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı şirketin de için de bulunduğu ... Şirketler Topluluğunda çok sayıda şirketin aynı yönetim kurulu üyeleri tarafından yönetildiklerini, bu nedenle yıllardır süregelen uygulamada aile fertlerinin paydaşı oldukları tüm şirketlerde de aynı şekilde karar alındığı, bir kısım şirketlerde aynı yönde alınan kararlara itiraz edilmezken davalı şirket yönetim kurulu üyesi hakkında alınan karara itiraz edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, verilen izinlerin topluluk dışı şirketlerde faaliyet iznine ilişkin olmadığı,

TTK'nın 395 ve 396. maddeleri gereğince yapılan oylamanın kişisel nitelikte bir iş ve işlem olmadığı ve TTK'nın 436. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, oydan yoksunluk halinin söz konusu olmadığına ilişkindir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Asıl ve birleşen dava, davalı şirketin 05/05/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan; yönetim kurulu faaliyet raporu ve bağımsız denetim raporunun okunması ve müzakere edilmesine dair 2 nolu, 2019 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına dair 3 nolu, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair 4 nolu ve yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine dair 5 nolu kararın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Anonim şirket genel kurul kararlarının iptali TTK'nın 445. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre TTK'nın 446. maddesinde sayılan şartları taşıyan pay sahiplerinin, alınan bir genel kurul kararının, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek karar tarihinden itibaren üç aylık süre içerisinde iptali için dava açmaları mümkündür. Asıl ve birleşen dava 3 aylık süre içerisinde açılmış ve asıl ve birleşen davada davacıların iptalini talep ettikleri gündem maddelerinin oylamasında olumsuz oy kullandıkları ve muhalefetlerini tutanağa geçirttikleri görülmüştür.Asıl ve birleşen davada davacılar tarafından; 2019 yılı bilanço ve kar zarar hesaplarının, finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı, dayandıkları faaliyet raporunun dürüst resim ilkesine ve usulüne uygun şekilde düzenlenmediği, davalı şirketin bağlılık raporuna göre hem ...’den 3.691.458 TL tutarında hem de ... A.Ş.’nden 1.360.000 TL tutarında hizmet aldığı, verildiği iddia edilen hizmetin dayanaklarının olmadığı,

... A.Ş.’nin hizmet bedelinin bir yıl içinde yaklaşık 3 kat artarak 1.574.660,78 TL’den 3.691.458 TL'ye çıktığı, bu şekilde davalı şirketin, başka bir şirketi hizmet bedeli adı altında finanse ettiği, yönetim kurulu üyelerine ücret/huzur hakkı ödenmesine ilişkin genel kurul kararı iptal edilmiş ve yürütülmesinin durdurulması kararı verilmiş olduğu ve şirket kayıtlarında kanuni dayanağı olmadığı halde, yönetim kuruluna 10.261.674,03 TL ödeme yapıldığının görüldüğü iddiları ileri sürülmüştür.Mahkemece alınan bilirkişi kök raporunda; davalı şirketin kayıtları üzerinde bağımsız denetçi tarafından 2019 yılı bağımsız denetim çalışmalarının devam ettiği, 2019 yılına ilişkin belge ve kayıtlar üzerinde yapılan denetimlerde, muhasebe standartlarına uygun finansal tabloların kanun ile şirket esas sözleşmesinin finansal raporlamaya ilişkin hükümlerine uygun bulunmadığına dair herhangi bir husus olmadığı, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin tüm finansal tabloların dosyaya sunulduğu, denetim şirketinin hazırladığı tablolar ile kurumlar vergisine esas teşkil eden bilanço ve kar zarar tablosunun birbiri ile örtüştüğü, ... A.Ş. tarafından düzenlenen 13 adet 1.360.000 TL tutarındaki danışmanlık hizmeti faturalarının ... nolu hesapta danışmanlık adı altındaki giderlere atılan 2.944.045.16 TL içerisinde yer aldığı tespitlerine yer verildiği, asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin itirazları üzerine alınan bilirkişi ek raporunda; ihtilaf konusu olan holding destek hizmet bedeli olan 1.360.000 TL'nin kayıtlara 1.320.000 TL ve iki aylık kira gideri olarak işlendiği ve 2.944.045.16 TL içerisinde yer aldığı, incelenen bilanço ve kar zarar hesaplarının tetkikinde yasal olmayan her hangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı, düzenlenen bilanço kar ve zarar tablolarının açık anlaşılabilir nitelikte dürüstlük ilkesi dahilinde hazırlandığı, 213 sayılı VUK uyarınca tam tasdik ... raporu ve bağımsız denetim raporu ile teyit gördüğü tespitlerine yer verildiği, davacıların itirazları doğrultusunda başkaca bir incelemenin yapılmadığı, buna göre davalı şirketin bağlılık raporunda gösterilen ve ...’den alınan 3.691.458 TL,

... A.Ş.’nden alınan 1.360.000 TL tutarında hizmete dair faturaların bulunup bulunmadığı, defterlerde kayıtlı olup olmadığı, alınan hizmetlerin ne olduğu, herhangi bir sözleşme veya yönetim kurulu kararına dayanıp dayanmadığı, yönetim kurulu üyelerine yapılan 10.261.674,03 TL ödemenin hangi döneme ilişkin olarak ve ne sebeple yapıldığı konusunda inceleme içermeyen, bağımsız denetim incelemesi devam etmesine rağmen salt bu rapora göre yapılan incelemeye dayanan bilirkişi kök raporu ile itirazlar üzerine alınan ve itirazları karşılamayan ek rapordan 2019 yılı bilanço ve kar zarar hesaplarının ve dayanağı faaliyet raporunun dürüst resim ilkesine ve usulüne uygun şekilde düzenlenip düzenlemediğinin anlaşılamadığı ve asıl ve birleşen davada davacıların 3 nolu genel kurul kararına yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

TTK'nın 436. maddesi uyarınca pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.TTK'nın 395. maddesiyle yönetim kurulu üyelerine anonim şirketle ticari işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı, 396. maddesiyle de şirketin işletme konusuna giren işlerde rekabet yapma yasağı getirilmiştir. Genel kurul, yönetim kurulu üyelerinin tamamı veya biri veyahut bir kaçı için bu yasakların kaldırılmasına izin verebilir. Ancak,

TTK'nın 395 ve 396. maddeleri çerçevesinde alınan kararlarda, hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesi oy kullanamayacağı gibi anılan kararlar, ortak ile şirket arasındaki şahsi bir iş niteliğinde bulunduğundan TTK'nın 436/1. maddesinde sayılan yakınların da bu kararların alınmasında oy kullanmaları mümkün değildir. (Bkz. Yargıtay 11. HD. 27/04/2017 T., 2016/3815 E., 2017/2497 K.)Asıl ve birleşen davada, davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ... A.Ş. ile ... A.Ş.'ye,

TTK'nın 395. ve 396. maddeleri uyarınca faaliyet izni verilmesine dair alınan karar yönünden; anılan şirketlerin sicil kayıtlarının celbi ile ...'ın anılan şirketlerdeki pay oranı ve her iki şirketin yönetim kurulu üyesi/başkanı olup olmamasına göre, yönetim kurulu üyesi şirketlerin hakim ortağı olup olmadığı ve bu şirketlere ilgili TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca faaliyet izni verilmesine ilişkin oylamada da TTK'nın 436. maddesi uyarınca oydan yoksunluğunun bulunup bulunmadığı, bulunması halinde oydan yoksunluğun alınan kararın yok hükmünde sayılmasını veya iptalini gerektirip gerektirmediğinin incelenmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin 5 nolu genel kurul kararı yönünden verilen karara karşı sundukları istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Asıl ve birleşen davada davacıların istinaf başvurularının KABULÜ ile;

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarihli, 2020/318 Esas ve 2022/1115 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,

2.Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

3.Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,

4.İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde davacılara iadesine,

5.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6.Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,

7.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.