6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2015/1186 E. , 2015/1705 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/03/2014
NUMARASI : 2013/1031-2014/380
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, kira sözleşmesinin feshine, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm iflas idare memuru tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, İİK 'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Diğer anlatımla, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK.md.218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğüne (İflas Dairesine) aittir.
Dava dilekçesi sadece iflas idare memuru M. Deniz ’e tebliğ edilmiş olup, iflas idare memurlarının münferiden ya da müştereken temsile yetkili olup olmadıkları dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu durumda iflas idare memurlarının isim ve adresleri ile münferiden ya da müştereken temsile yetkili olup olmadıkları üzerinde durularak, münferiden temsile yetkili olmadıkları takdirde dava dilekçesinin tüm iflas idare memurlarına tebliğ ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.