Esas No
E. 2015/8023
Karar No
K. 2015/3585
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2015/8023 E.  ,  2015/3585 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : İzmir 1. İş Mahkemesi

Tarihi : 06/12/2012

Numarası : 2012/14-2012/871

Davacı F.. Ç.. ile davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. aralarındaki dava hakkında İzmir 1.

İş Mahkemesinden verilen 06/12/2012 günlü ve 2012/14 E.-2012/871 K. sayılı kararı Dairemizin 08/07/2013 günlü ve 2013/5117 E.-2013/12829 K. sayılı kararı ile ONANMASINA karar verilmiştir. Davacı F.. Ç.. vekilince kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle onama kararının ortadan kaldırılması istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dosya içeriğine göre, Dairemizce temyiz incelemesi sonucunda verilen kararda maddi hata saptanamadığı gibi, maddi hataya dayandığı ileri sürülen hususun hukuki takdire ilişkin olduğu ayrıca İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi gereğince İş Mahkemelerinin kararları ile ilgili Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme istenemeyeceği de dikkate alınarak davacı F.. Ç.. vekilinin dilekçesinin REDDİNE, 05/03/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Davacı, davalı işveren nezdinde 10.11.2003 tarihinde teknisyen olarak çalışmaya başladığını, 16.06.2004 tarihinde işyerinde yetki alan sendikaya üye olduğunda 31 Tl. olan yövmiyesinin 24,33 Tl.'na düşürüldüğünü ileri sürerek ücret farkı alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, sendika üyeliği öncesi günlük ücreti 31 Tl. ve buna bağlı olarak aylık ücreti 930 Tl. iken davacının üyelik sonrası 24,33 Tl. olarak belirlenen çıplak yövmiyesine TİS hükümleri doğrultusunda sağlanan ek ödemeler ile birlikte ücretinin 1.357,80 TL.'na yükseldiği, yapılan işlemin TİS hükümlerine uygun olduğu ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sendika üyesi olduktan sonra işyerinde yürürlükte bulunan TİS hükümlerine göre ücret aldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı tarafça temyiz edilmiş ve Dairemizin 08.07.2013 gün ve 5117-12829 sayılı ilamı ile onanmış, davacı tarafça onamanın maddi hataya dayandığı ileri sürülmüştür.

Davacı, davalı işyerinde çalışmaya başladığını, 2004 yılı Haziran ayında işyerinde örgütlü sendikaya üye olduğunu ve TİS'den yararlanmaya başlaması üzerine yevmiyesinin iş sözleşmesinde kararlaştırılan miktarın altına düşürüldüğünü belirterek ücret farkından kaynaklı işçilik alacakları taleplerinde bulunmaktadır.

Davacının işe girdiği ve sendikaya üye olduğu tarihlerde yürürlükte bulunan 2822 sayılı TİSGLK’un 6. Maddesinde, “Toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe hizmet akitleri toplu iş sözleşmesine aykırı olamaz. Hizmet akitlerinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümler alır. Hizmet akdinde düzenlenmeyen hususlarda toplu iş sözleşmesindeki hükümler uygulanır. Toplu iş sözleşmesinde hizmet akitlerine aykırı hükümlerin bulunması halinde hizmet akdinin işçi lehindeki hükümleri geçerlidir…” düzenlemesi yer almakta dava tarihinde yürürlükte bulunan 6356 sayılı yasanın 36. Maddesi de aynı hükmü içermektedir.

Bu düzenlemeler “işçi lehine şart ilkesi” olarak adlandırılan kuralın Türk İş Hukukundaki pozitif yansımasını oluşturmaktadır. Söz konusu hüküm gereğince normlar hiyerarşisinde iş sözleşmesine nazaran daha üstte bulunan toplu iş sözleşmeleri hükümleri yerine iş sözleşmeleri hükümleri ancak işçi lehine olmak koşuluyla uygulanma kabiliyetine sahiptir. Bir başka ifadeyle iş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmesi karşı karşıya geldiğinde yani aynı konuda iş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmesinde farklı düzenlemeler yer aldığında iş sözleşmesi hükmü, daha işçi lehine olmak koşuluyla tatbik edilebilir.

Somut olaya dönüldüğünde; davacının iş sözleşmesi ile kararlaştırılan temel ücretinin sendikaya üye olduktan sonra düşürüldüğü anlaşılmaktadır. Bu ücretin düşürülmesi işlemi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesine göre değil toplu iş sözleşmesi ile yapılmıştır. Nitekim İş Kanunu’nun 22. maddesindeki prosedüre uyulup işçinin yazılı rızasının alındığı da iddia ve ispat edilmiş değildir. Öte taraftan TİS’lerle belirlenen ücretlerin ödendiği savunulmuş ise de öncelikle dosyada yer alan TİS’lerde davacının ücretine ilişkin doğrudan bir düzenleme ve cetvele rastlanılmamıştır. Sadece TİS’in 72. maddesinde sözleşme anlamında asgari ücret tanımlanmış ve sözleşmenin eki niteliğindeki cetvellere göre belirleneceği ifade edilmiştir.

İşveren tarafından toplu iş sözleşmelerinin uygulanması neticesinde iş sözleşmesinde kararlaştırılan ücretin davacının sendikaya üyeliği ve TİS'den yararlanmaya başlanması üzerine düşürülmesi 2822 sayılı TİSGLK'nın 6. maddesi uyarınca işçi lehine şart ilkesinin ihlali niteliğinde olup, kanuna aykırıdır. Mahkemece davalının zamanaşımı savunması nazara alınarak hesap dönemine ilişkin tüm ücret bordroları dosyaya getirtilmek ve gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davacının ücret farkından kaynaklı taleplerine ilişkin yeniden bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi yolundaki ilk derece mahkeme kararı isabetsizdir. Açıklanan bu nedenle maddi hata talebinin kabulü ile hükmün bozulması gerekirken aksi yönde verilen sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz. 05.03.2015

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 4857 sayılı İş Kanunu K2822 md.6 K6356 md.36 K4857 md.22
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.