15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2015/3093 E. , 2015/28716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan sanık ...’in, 5271 sayılı CMK'nın 260.maddesinin 1.fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan sanık ... ile katılan sanık ... arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay tarihinde de aralarında çıkan tartışma üzerine ...'in ...'a "çık lan ..., a....na koyduğumun ibnesi, senin ananı avradını sinkaf ederim, seni öldüreceğim, senin bebelerini, karını, sülaleni sinkaf edeceğim" şeklinde sözlerle tehdit ve hakarette bulunduğu, yerden aldığı taşları ...'un aracına doğru atmak istediği ancak atamadan düştüğü, daha sonra taşları ...'a doğru fırlattığı ancak attığı taşların ...'a isabet etmediği, bunun üzerine ...'un da ağaç sopa ile ...'i basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sonrasında ...'in yeniden ...'a burada sinkaf etmediğim kadın bırakmayacağım, hepsini sinkaf edeceğim diyerek hakaret ettiği, katılan sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1.Katılan sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde, Katılan sanıklar ile tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2.Katılan sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararı, hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ile yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararı ve katılan sanık ... hakkında yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde,
Soruşturma aşamasında dinlenen tanıklar Özlem ve Ülger'in, sanık ...'in, ...'a hakaret ve tehditte bulunduğuna ve ...’un ...’i yaralamadığına dair beyanlarında ...'un sanık ...'e yönelik haksız hareket teşkil eden bir fiili bulunduğuna dair sanık ...'in savunması dışında dosya kapsamında bir bilgi ve belge bulunmaması karşısında; kovuşturma aşamasında da bu tanıklar dinlenerek , a-Sanık ... hakkında hakaretten suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararda ve yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararında, olayın çıkış sebebinin ve ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tam olarak belirlenmesinden sonra sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilip verilmeyeceğinin ve sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, b-Sanık ...'un ne şekile sanık ...'i yaraladığının ve sanık ...'in sanık ...'u tehdit edip etmediğinin değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de, Katılan sanık ... hakkında yaralama suçundan hüküm kurulurken, 5237 Sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.