14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2016/5428 E. , 2016/6174 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.10.2011 gününde verilen dilekçe ile miras ortaklığına temsilci atanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, miras ortaklığına temsilci atanması isteğine ilişkindir. Davalılar, davacının tereke temsilcisi olmasını kabul etmediklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.07.2013 tarihli ve 2012/25602 Esas, 2013/19641 Karar sayılı ilamı ile "Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir. Mirasçılar, terekenin ortak idaresi konusunda anlaşamadığına göre terekenin temsili zorunludur. Bu bakımdan terekeye gerektiğinde mahkemece belirlenecek mirascılar haricinde üçüncü bir kişinin temsilci atanması (TMK m.640/3) gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Dosya içerisinde mahkemece keşif yapıldığına dair herhangi bir ara karar veya keşif tutanağı bulunmadığı halde hüküm sonucunda yargılama sırasında keşif yapılmış gibi 400,00 TL bilirkişi gideri ve 170,80 TL keşif gideri olmak üzere toplam 204,00 TL yargılama giderine hükmedildiği, hüküm sonucunun üçüncü bendindeki "400,00 TL bilirkişi gideri, 170,80 TL mahkeme keşif yasal yol gideri" ifadelerinin maddi hata sonucu yazıldığı anlaşılmakla bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.