13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/6698 E. , 2016/4689 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı-k.davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı-k.davacı vekili avukat ... ve davacı-k.davalı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avalıya ait 208 ve 209 parsellerde yapılan inşaatların proje müellifliği, mesleki kontrollük ve fenni mesuliyetliği ücretinin ( 30.000,00 TL + KDV ) tahsili amacıyla Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3355 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını, Mimarlar Odası İzmir Şubesi'nin 25.10.2011 tarihli 04-11-1278 sayılı yazısı ile vermiş olduğu hizmetlerin değerinin 24.081,00 TL olduğunun belirtildiğini, bu miktara KDV eklendiğinde davalıdan 28.415,58 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek, avalının haksız ve yersiz itirazının 28.415,58 TL'lik kısmın iptali ile 28.415,58 TL üzerinden takibin devamına,% 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiş, karşı davası ile de; başka bir fenni mesule 3.000,00 TL fenni mesul ücreti ödemek zorunda kaldığını, ayrıca 5.000,00 TL faiz kaybı olduğunu, yazışmalar için de 500,00 TL olmak üzere toplam 8.500,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, asıl davanın kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı, karşı-davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Mahkeme hükmünün neleri içermesi gerektiği HMK'nun 297.vd maddelerinde gösterilmiştir. Buna göre mahkemenin, hakimin ve zabit katibinin adı, tarafların kimlikleri ve adları, tarafların iddia ve savunmaların özeti, toplanan deliller, delillerin tartışılması ve hükmün gerekçesinin bulunması zorunludur. Anayasa'nın 141. maddesi de hükümlerin gerekçeli olmasını öngörmüştür. Somut olayda, mahkemece sadece bilirkişi raporuna atıfta bulunulmuştur. Rapora atıfta bulunmak kararın gerekçeli olduğu sonucunu doğurmaz. Kaldı ki, aldırılan iki bilirkişi raporu arasında hesaplama yöntem ve sonucu itibariyle farklılıklar bulunduğu da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ayrıca belirtmek gerekirse, karşı dava için sadece koşullarının oluşmadığı şeklinde somut olmayan bir tespit yapılmıştır. Açıklanan bu durum karşısında gerekçe içermeyen hükmün HMK'nun 297. vd maddeleri gereği bozulması gerekmiştir.
2.Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre bu aşamada davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.