6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2014/6966 E. , 2014/16667 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
a)TCK'nın 82-h, 35/2, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası, hak yoksunluğu ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına
b)TCK'nın 149/1-a-c-h, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası, hak yoksunluğu ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına
2.Sanık ... için;
TCK'nın 149/1-a-c-h, 39/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası, hak yoksunluğu ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına
3.Sanık ... için;
TCK'nın 149/1-a-c-h, 39/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası, hak yoksunluğu ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanık ...'in, olay günü sanık ... ile fikir ve eylem birliği içinde katılana yönelik yağma suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında TCK'nın 37. maddesi yerine TCK'nın 39. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca "Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz" hükmü karşısında, sanık ...'ın adli sicil kaydındaki ilamlardan hangisinin tekerrüre esas alınacağının kararda açıkça gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, infazda tereddüde Yol açacak biçimde birden fazla ilamın tekerrüre esas olarak gösterilmesi; sanık hakkında mükerrirlik uygulamasında adli sicil kaydındaki tekerrüre esas en ağır cezanın dikkate alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “eşit” olarak alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile sanık ... hakkında adam öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün resen yapılan incelemesi sonucunda anılan hususlar yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ve TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine, "Sanık ...'ın ...
4.Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2012 tarih ve 2012/815-1078 esas ve karar sayılı ilamının kesinleşmesinden sonra ve tekerrür süresi içinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddeleri gereğince sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ve “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.
Suç, kanunda yasaklanarak yaptırıma bağlanan fiildir. Ceza hukuku anlamında ki fiil ise fail tarafından yapılmaktadır. Suç bir veya birden çok insan tarafından işlenebilir. Birçok kişinin çeşitli nedenlerle suça dahil olma haline” suça iştirak” denir. Suça iştirakde suç işleyen faillerin özellikle iradeleri göz önüne alınır. İştirak iradesinin zamanı önemlidir. Suç işleme konusunda anlaşmanın suç işlemeden önce olabileceği gibi suç işlendiği sırada da olabilir. Suç işlendikten sonra iştirak olmaz. Suç ortaklığı (şeriklik) 1) azmettiren 2) yardım eden şeklinde ayrıma tabi tutulabilir.
Yardım eden; Bir kimsenin asıl failin kasten işlediği hukuka aykırı fiile kastın maddi ve manevi nitelikte destekleyici hareket yapmasıdır. Yardım fiilin işlenmesini mümkün kılan veya kuvvetlendiren veya kolaylaştırıcı veya güvence altına alan azmettirme dışında her türlü nedensellikte katkı anlamına gelmektedir. Teşvik, asıl faildeki hevesi artırmaya yönelik olarak yardım edenin yaptığı manevi etkidir. Yani failde önceden olan suç işleme iradesine katkıdır. İşleme kararını kuvvetlendirme; failin suç işleme kararını güçlendirip cesaretlendirmekdir. Fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağı vaadide bir cesaretlendirmedir. Suçun işlenmesi yönünde asıl faile yol gösterip akıl vermesidir. Fiilin işlenmesinde kullanılacak araçları sağlamak, burda araç elverişsiz veya kullanılmasa bile failin fiilini güçlendirici bir davranış olduğu bir muhakkaklıktır.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; olay günü katılan ...'nın Atatürk parkı civarına geldiği, sanık ...'ın aracın camını tıklatarak “kadın var ister misin?” diye sorduğu, katılanın gerçek bir kadınla birlikte olabileceğini belirtmesi üzerine, sanık ...'ın diğer sanık ...'ı çağırdığı ve onunla 50 TL'ye anlaştıkları, bu tür çalışma koşullarının yarattığı risk nedeniyle...'in diğer sanık ... ile gitmek istediği, sanık ...'ın katılana sanık ...'ı kastederek “Bu da sizinle gelecek” diye söylediği, katılanın kabul etmesi üzerine sanık ...'in aracın arkasına, sanık ...'ın ise ön koltuğa oturarak birlikte Seyhan Nehri kıyısında asmalı köprü civarına geldikleri, sanık ...'ın araçtan indiği, biraz ayrıldığı, katılan ile sanık ...'in yalnız kaldıkları,...'in ısrarla katılandan pantolonunu tamamen çıkartmasını istediği, katılanın kabul etmemesi üzerine sanık ...'in tuvaleti geldiğini bahane ederek araçtan indiği, bu arada sanık ...'ın aracın yanına gelerek elindeki bıçağı katılana doğrultup “Pantolonunu çıkar.” diye talimat verdiği, katılanın kabul etmemesi üzerine elindeki bıçakla katılanı sol tarafından herbiri yaşamsal tehlike oluşturacak şekilde 4 defa bıçakladığı, bu sırada sanık ...'in de yanlarına geldiği, ... ile beraber katılanın pantolonunu çıkarıp 3500 TL parası ve cep telefonunu alarak olay yerinden uzaklaştıkları, birlikte...'ın halasının evine gittikleri, bu aşamada sanık ...'ın geldiği, sanıklar... ve...'in olayı anlattığı, suçtan elde edilen parayı aralarında paylaştıkları olayda,
Sanık ...'ın 02/01/2013 tarihli sorgu tutanağında, “sanık ...'ın katılanı göstererek bunda 5-10 bin TL para var” diye söylediği şeklinde ifade verdiği, ancak diğer aşamalarda sanık ...'ın bu beyanını tekrarlamadığı gibi sanık ...'ın hiçbir aşamada bu beyanı teyit etmediği, ayrıca olay yerinde bulanan diğer sanık ... ve katılan tarafından da bu olayın doğrulanmadığı, doğrulanmayan veya sürdürülmeyen bu beyanın gerçeği ne şekilde yansıttığı duraksamalı olduğu muhakkaktır. Velev ki, sanık ...'ın katılanı kastederek “Bunda 5-10 bin TL para var.” diyerek söylediği bir an kabul edilse bile daha önceden sanıkların yağma suçunu işleme konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde bulunduklarını gösteren kanıt niteliği taşımadığı gibi sanık ...'da daha önceden oluşan suç işleme fikrini güçlendirdiği veya cesaretlendirdiğinden de bahsedilemeyeceği, sanık ...'ın olmadığı ancak, sanık ...,... ve katılanın birlikte oldukları farklı bir zaman ve zemin dilimi içerisinde aniden gelişen bir kast ile sanıklar... ve...'in katılana karşı yağma suçunu işlemeleri ve sanık ...'ın temin ettiği halasının evine gitmelerinden sonra, bir suçtan elde edildiğini bildiği paradan pay aldığı anlaşılan sanık ...'ın eyleminin bu haliyle işlenen yağma suçundan doğrudan veya yardım eden fail sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı dikkate alınmadan kanıtların takdiri ile suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek sanık ... hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenine göre tutuklu sanık ...'in TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse bu konuda yazı yazılmasına, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.