Esas No
E. 2016/17745
Karar No
K. 2016/12298
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

17. Ceza Dairesi         2016/17745 E.  ,  2016/12298 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1.Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk ... ve müdafinin temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

2.Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabul ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Adli sicil kayıtlarında suç tarihinden önce hapis cezası mahkumiyeti bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen “3 ay 10 gün” ve “2 ay 6 gün” şeklindeki kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesine göre para cezası veya tedbirlerden birisine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,

2.Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih, 2008/11-250 Esas ve 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda müştekinin suça sürüklenen çocuğa atılı suçtan doğan herhangi bir maddi zararının bulunmadığı, konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve suç tarihi itibarıyla adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmadığı hususu göz ardı edilerek “suça sürüklenen çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan verilmiş ve kesinleşmiş cezasının bulunması, mağdurun zararının giderilmediği dosya kapsamından anlaşılmakla çocuk hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına taktiren yer olmadığına,” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.