11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2014/3414 E. , 2014/17739 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Kendini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması şahsi hakka ilişkin olup katılanın temyizi olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Sanığın sayacının mühürlenmesine rağmen mühür bozmak suretiyle elektrik kullandığının iddia olunması, UYAP sisteminden yapılan kontrolde, sanık hakkında mühür bozma suçundan Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/29 Esas sayılı dosyasının bulunduğu; ilk iddianame tarihine kadar tespit edilen eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş tek suç olacağı da gözetilerek, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve mükerrer yargılama yapılmaması açısından; sanık hakkında açılan ilgili diğer dava dosyalarının araştırılıp celbi sağlanarak, derdest olması halinde birleştirilmesi, aksi takdirde ilgili dosyalara bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri dosya içerisine konulup, suç tarihleri de nazara alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Sanığın adli sicil kaydında yer alan Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2007 tarih 2007/93 Esas ve 2007/670 Karar sayılı ilamının TCK'nun 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas olduğu ve sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi,
3.Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Dairemizin yerleşmiş kararlarında açıklandığı üzere, yasa metninin tekrarı gerekçe olmadığı gibi yasalarda yer alan hükümler uygulanırken gösterilen gerekçelerde çelişkiye, zafiyete düşülmemesi gerekir. Erteleme müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında sanığın “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması” ve bu hususun mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, bu husus değerlendirilmeksizin erteleme şartlarının varlığı kabul edilmek suretiyle geçmişteki sabıkasının bir adet olması nedeniyle TCK'nun 51. maddesi uyarınca ertelendiği halde,
CMK'nun 231. maddesi ile ilgili değerlendirme yapılırken erteleme müessesesinin anılan şartına aykırı olarak, “sanığın daha önceki suç işleme eğilimi ve sanığın ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat uyandırmadığından” bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle çelişkiye düşülmesi, Yasaya aykırı,
Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.