13. Ceza Dairesi
13. Ceza Dairesi 2014/5909 E. , 2014/8201 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanık ...'in temyiz talebinin incelenmesinde;
15.01.2009 tarihli oturuma sanık ... vekili olarak katılan ve dosyaya vekaletname sunan Avukat ...'in istifa ettiğine ya da sanık ... tarafından azledildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunun 11.maddesine göre de vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğinden yokluğunda verilen gerekçeli kararın 23.11.2009 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği halde sanık ... vekili tarafından anılan kararın temyiz edilmediği, yine yokluğunda verilen gerekçeli kararın bu kez 08.12.2009 tarihinde usulüne uygun olarak sanığın adresine tebliğ edildiği ve sanık tarafından 29.03.2012 tarihinde eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunulduğunun anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.03.2013 tarih ve 201211-1312 esas, 2013/99 sayılı kararında açıklandığı üzere, her ne kadar kararda başvurulacak kanun yoluna ilişkin bildirimde, sürenin başlangıcının gösterilmemesi nedeniyle bildirimin eksik olduğu, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü ile temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı ileri sürülebilirse de, yoklukta verilen hükme ilişkin olarak temyiz süresinin, sanığın ve vekilinin bu hükmü usulüne uygun olarak öğrenmesi yani tebliğle işlemeye başlayacağı açık olduğundan, bildirimde ayrıca sürenin başlangıcına yer verilmemesinin, sanık açısından kanun yolu süresinin tebliğ ile işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyeceği de gözetilerek, sanığın geçerli bir mazerete dayanmayan eski hale getirme talebi ile süresinden sonra yapılan temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yapılan yargılama giderlerinin, sanıkların payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yargılama giderleri bölümünde yer alan ''müteselsilen'' ibaresi çıkarılıp, yerine "paylarına düşen oranda ayrı ayrı" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.