15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2012/3058 E. , 2014/468 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, doğal gaz tesisatı ve malzemeleri üzerine iş yapan katılanın iş yerine gelerek kendisini ... olarak tanıtıp ... Mahallesinde ikamet ettiğini belirttiği, akabinde şofben almak istediğini ancak Küçük Sanayi'de soba imalathanesinde çalıştığını, maaşını aldığında parasını ödeyebileceğini söylediği, katılanın da senet vermesi halinde malı verebileceğini belirttiği, sanığında bu teklifi kabul etmesi üzerine birlikte senet düzenlemeye başladıkları, bu esnada sanığın kendisine ait olmayan bir telefon numarasını katılana verdiği, daha sonra katılanın senet düzenlerken sanıktan kimlik numarasını istemesi üzerine sanığın kimliğinin yanında olmadığını belirterek evden getireceğini söyleyip katılana ait iş yerinden ayrılarak bir daha dönmediği, akabinde birkaç gün sonra katılan ve oğlunun işlerinin olması nedeniyle iş yerlerine bakıp göz kulak olması için tanıdıkları olan tanık ... 'a söz konusu iş yerini geçici olarak emaneten bırakıp gittikleri, sanığın bu esnada iş yerine gelerek tanık ... “ ... yok mu ? “ diye sorduğu, daha sonra iki adet şofbeni gösterip “ benim malzemelerim de gelmiş, ... abinin şofbenleri alacağımdan haberi var “ diyerek suça konu iki adet şofbeni kucaklayıp dükkanın önündeki kaldırıma koyduğu, tanık ... da söz konusu şofbenleri vermeden önce sanığın beyanlarının doğru olup olmadığını öğrenmek amacıyla iş yerine girip, katılana telefon ederek dışarı çıktığında iki adet şofbenin sanık tarafından rızası dışında götürüldüğünü tespit ettiği olayda, mahkemenin hırsızlık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine Ancak; 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53. madde 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, "53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.1.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.