Esas No
E. 2015/16660
Karar No
K. 2017/5097
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

13. Ceza Dairesi         2015/16660 E.  ,  2017/5097 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 6352 sayılı Yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, sanıklara yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması hususu infaz aşamasında resen dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. I-Sanık hakkında mala zarar verme ve hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Hırsızlık ve mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerde; Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,

2.Hırsızlık suçundan kurulan hükümde ise; Uyap sistemi üzerinden yapılan araştırma sonucunda, yaz saati uygulması da göz önüne alındığında suç tarihi itibariyle olay yerinde güneşin saat 20.09'da battığı, müştekilerin beyanlarında 20.00 sıralarında evden çıktıklarını, 21.45'te eve geldiklerini beyan etttikleri, sanığın ise" iftar saatinden sonra 20.00' mi, 21.00' mi hatırlamıyorum" şeklindeki beyanı karşısında, şüpheli durumun sanık lehine değerlendirilerek eylemin gündüz vaktine rastlayan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesindeki artırım hükümlerinin uygulanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasından ‘‘TCK'nın 143. maddesinin'' uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılıp sonuç cezanın "1 Yıl 8 Ay'a" indirilmesi ve hüküm fıkralarından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Uyap sistemi üzerinden yapılan araştırma sonucunda, yaz saati uygulması da göz önüne alındığında suç tarihi itibariyle olay yerinde güneşin saat 20.09' da battığı, müştekilerin beyanlarında 20.00 sıralarında evden çıktıklarını, 21.45'te eve geldiklerini beyan etttikleri, sanığın ise" iftar saatinden sonra 20.00' mi, 21.00' mi hatırlamıyorum" şeklindeki beyanı karşısında şüpheli durumun sanık lehine değerlendirilerek eylemin gündüz vaktine rastlayan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken 5237 sayılı TCK'nın 116/4. maddesindeki artırım hükümlerinin uygulanması,

2.Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.