8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2015/22472 E. , 2016/12626 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki istihkak davasının reddine dair verilen hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... Plastik San. Ltd. Şti vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.09.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı 3. kişi yetkilisi .... bizzat ve vekili Av. ... ile davalı alacaklı ... Ltd Şti vekili Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, .... İcra Müdürlüğü'nün 2013/12504 Esas sayılı dosyasında 05/12/2013 tarihinde yapılan hacizdeki menkul malların davacıya ait olduğunu, takip borçlusuyla bir ilgisinin bulunmadığını, yabancı sermayeli Perfetti Van Melle Gıd. San. Tic. A.Ş'nin bayisi olarak faaliyet gösterdiklerini ve istihkak iddiasına konu malların bu şirketten satın alındığını iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; her ne kadar bilirkişi raporunda faturaların yevmiye defterlerine kayıtlı olduğu belirlenmişse de fiziki olarak ve fiilen haciz yapılan mahalde borçlu şirketin hacizden 2 gün öncesine kadar çalıştığı ve çevre esnaf tarafından da o ikametin borçluya ait olduğunun bilindiğinin beyan edildiği, davacı 3. kişinin haciz yapıldıktan sonraki bir tarihte kira sözleşmesi imzalandığı, 3. kişi şirket ile borçlu şirketin yetkilileri ve ortakları arasında iş ilişkisi ve organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı 3. kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3. kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1.a)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
1.b)Davanın esasına girilerek red kararı verildiğine göre, harç bakımından, fazla yatırılan harcın, alınması gerekli maktu karar ve ilam harcından mahsup edilerek kalanın yatıran tarafa isteği halinde iade edilmesine dair hüküm kurulması gerekir. Mahkemece bu konuda hüküm kurulmaması doğru olmamıştır. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
2.Davalı alacaklı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre; karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, mahcuzların değeri 249.950,00 TL olup, hacizli malların değeri toplam alacak miktarından az olduğundan avukatlık ücretinin bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerekirken Mahkemece alacaklı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (1-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin harcın iadesine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Peşin harcın mahsubu ile harç alınmasına yer olmadığına” sözcüklerinin çıkartılarak, yerine “Alınması gerekli 27.70 TL harcın peşin alınan 4268,55 TL'den mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 4240,85 TL'nin istek halinde davacıya iadesine" ibaresinin yazılmasına; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 4. bendindeki “ ...500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine." rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak, yerine “... hacizli malların değeri olan 249.950,00-TL üzerinden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 20.397,00-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine...” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA; taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
27,70'er TL. peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 27.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.