11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/12696 E. , 2014/17580 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/02/2013 gün ve 2011/358-2013/45 sayılı kararı onayan Daire’nin 05/03/2014 gün ve 2013/14688-2014/4133 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." markasının bulunduğunu, davalının da müvekkilinin markası ile benzer olan "..." ibaresini aynı sınıfta tescil ettirdiğini, iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne ve kararın kesinleşmesinden sonra geçerli olmak üzere, dava konusu markanın davalı tarafından her türlü kullanımının önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, dava konusu markanın "..." ibareli seri markalarından biri olduğunu, müvekkilinin dava konusu markanın kullanıldığı ürünleri ihraç edip, yurt içinde satmadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının benzer olduğu, iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne, davacının, davalı markasının her türlü kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebinin ise dava konusu markanın davalı adına tescilli bulunması nedeniyle hükümsüzlük kararı kesinleşinceye kadar davalının markasını kullanmasının haksız rekabet veya markaya tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.