12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2017/1734 E. , 2017/2295 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK'nın 85/1, 31/2, 62, 50/4-1.a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Suça sürüklenen çocuk hakkında 09/12/2013 tarihinde Büyükçekmece Adli Tıp Şube müdürlüğü tarafından düzenlenen tek kişilik uzman raporunda ''Herhangi bir akıl hastalığı, akıl zayıflığı ve çocukluk evresi psikiyatrik sendrom arazı görülmediği gibi, suçun kendisinde ve işlenişinde de psikopatolojik öğe tespit edilmediği cihetle, adı geçenin 21/08/2013 tarihinde işlemiş olduğu iddia edilen “taksirle öldürme” eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kanaatinin" bildirildiği ancak yargılama aşamasında adli psikolog tarafından düzenlenen 06/02/2015 tarihli Sosyal İnceleme Raporu içeriğine göre "Gelişimsel döneminin de getirdiği özelliklerle birlikte, sosyal ve bilişsel olarak suça sürüklenen çocuğun bir şey yapmamış olmasını düşünmesi nedeniyle de var olan adli durumu doğru bir biçimde değerlendirme konusunda ve var olan suçun geleceğine olan etkisini öngörebilme konusunda henüz yeterli olgunluğa sahip olmadığı, işlemiş olduğu suçun mahiyetini tam olarak idrak edemediği" kanaatinin bildirilmesi karşısında, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve suça sürüklenen çocuğun cezai ehliyetinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla bu kez dosyanın Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna gönderilerek, suça sürüklenen çocuğun bizzat muayenesi yaptırıldıktan sonra, suç tarihi ve suç açıkça belirtilmek suretiyle TCK'nın 31. maddesi kapsamında "suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğininin" bulunup bulunmadığına dair aldırılacak rapora göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.İki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, bir kişinin öldüğü olayda tam kusurlu olan suça sürüklene çocuk hakkında asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayininde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle,
TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, üst hadde yakın temel ceza tayin edilerek teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.