Esas No
E. 2012/17552
Karar No
K. 2014/7566
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2012/17552 E.  ,  2014/7566 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/04/2012 tarih ve 2011/509-2012/177 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalılardan ... Gen. Müd. vekili Av.... Bilgi Severaş dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ...'a bağlı ... ile müvekkili arasında ... ve Hasankeyf arıza onarım ve bakım hizmet alımı konularında 16.06.2010 tarihli sözleşmenin imzalandığını, müvekkilinin işe başlamasının ardından ihaleye katılan bir başka firmanın ...

13.İdare Mahkemesi'nin 2010/967 E. sayılı dosyasında açtığı davada yürütmeyi durdurma kararı verilmesi neticesinde müvekkiline önce işten el çektirildiğini, bilahare ihalenin iptaline karar verildiğini, yeni ihalenin bir başka firmaya verildiğini, müvekkilinin bu nedenle gerek ihale gerekse işi yürütmek için yaptığı masrafları davalılardan talep etmesine rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 30.000 TL. alacaklarının 27.4.2011 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki bakım onarım hizmet alım sözleşmesinin davalı yanca feshedildiği, ihalenin idare mahkemesince iptaline ve bunun üzerine sözleşmenin davalı yanca feshine, davacının hissedarları % 70 oranında aynı olan grup şirketinin, aynı bölgede ihale alması nedeniyle davacının ihaleye iştirak etmemesi gerekirken iştirak etmesinin etken olduğu, basiretli bir tacir olarak ihale mevzuatının inceliklerini bilmesi, sonuçlarını hesaplaması ve ihaleye iştirak etmemesi gereken davacının, bu konuda kusurlu davranıp usulsüz olarak ihaleye katıldığı, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği, kusurlu davranışıyla idareyi yanıltan, farklı iki şirketmiş gibi piyasada faaliyet göstermekle birlikte yönetim organları ve idare merkezleri aynı olan davacının, ihalenin iptali sonrasında uğradığı zarara katlanması gerektiği, her ne kadar bilirkişi raporunda davalı idarenin de işin hem düzenleyeni hem de denetleyeni olarak gerekli değerlendirmeyi yapıp, davacıyı ihale dışı bırakması gerektiğinden bahisle % 25 oranında kusurlu bulunduğu belirtilmiş ise de, davalı idarenin kusuru olduğu belirtilen davranışlarının, davacının bilinçli ve sistemli şekilde idareyi yanıltmasının bir sonucu olduğu, bu nedenle bilirkişinin kusurun paylaştırılması görüşüne itibar edilmediği, bu konuda varılan sonuç hukuki nitelikte bir değerlendirmeye bağlı olduğundan yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Gen. Müd.'ne verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.04.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y Mahkemece davanın tümden reddine karar verilmiş isede; Kamu İhale Kanunu uyarınca akdedilen sözleşmelerde, sözleşme akdedilinceye kadar ki süreç kamu hukuku ilişkisi iken, kurulan bir sözleşme sonucunda tarafların eşitliği temelinde yükselen bir özel hukuku karakterli bir borç ilişkisinin bulunduğu kabul edilmektedir. Özel hukuk karakterli borç ilişkilerinde sözleşme öncesi safhada da kapsamı edim yükümlerinden bağımsız bir borç ilişkisi doğar ve bu borç ilişkisi kaynağını MK.2. maddesinde yani dürüstlük kuralında bulur. Davalı kamu idaresinin sözleşme öncesi, ihaleye katılmak isteyenler arasında idare mahkemesinin iptal kararında da yer verdiği şekilde bir işin, bir işlemin hem düzenleyeni hemde denetleyeni pozisyonuna düşmek noktasında gerekli değerlendirmeyi yapıp ihale dışı bırakması gerekirdi. Böyle bir işlem tesis edilmemesi idare açısından bir kusurdur. Bu nedenle davalının da yapılan istemlerde müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek, buna göre karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddi doğru olmamıştır. Bu nedenle sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.