17. Ceza Dairesi
17. Ceza Dairesi 2017/2788 E. , 2017/8245 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından yapılan yargılama sonucunda; sanık ...'nün 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a, 143, 62, 53. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis, 152/1-a, 62 maddeleri gereğince 5 ay hapis, 116/4, 119/1-c, 62. maddeleri uyarınca ise 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/10/2011 tarih, 2011/384 Esas ve 2011/635 Karar sayılı kararının sanık ... ve müdafii tarafından temyizi üzerine; Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 25/04/2016 tarih, 2015/12213 Esas ve 2016/6008 Karar sayılı kararıyla, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ...'nün savunmasında suçlamayı kabul etmemesi, yüklenen suçu işlediğine ilişkin, sanık ...'ın duruşma aşamasında değiştirdiği ve atfı cürüm niteliğinde kalan beyanı dışında, sanığın suçu işlediğine ilişkin hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir. Bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada , mahkeme 04/11/2016 tarihli kararı ile;
1.Mahkememizin sanık ... hakkında daha önce 2011/384 Esas ve 2011/635 Karar sayılı 17/10/2011 tarihli hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından verdiği mahkumiyet kararları usul ve yasaya uygun olduğundan Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 2015/12213 Esas ve 2016/6008 Karar sayılı bozma ilamına CMK'nın 307/3. maddesi gereğince direnilmesine, karar verildiği, gerekçeli kararında ise, “bozma üzerine sanık ... ile ilgili yargılama mahkememizin 2016/635 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütüldüğü, aynı gün ... Parkında bulunan İZSU'ya bağlı satış istasyonunda gerçekleşen hırsızlık suçuyla ilgili sanıklar hakkındaki yargılama İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapıldığı, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/425 Esas ve 2011/463 Karar sayılı dosyasında sanık ...'ın üzerine atılı hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve kamu malına zarar verme suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği, karar tarihinde ... yakalanmadığından, ... hakkında tefrik kararı verildiği, ... ile ilgili yargılama İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/530 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütüldüğü, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılamada, sanık ...'nün hakkındaki suçlamayı kabul etmediği, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi, olay yerindeki kamera görüntüleri ve sanık ...'nün fotoğrafları temin edilerek bilirkişi incelemesi yaptırdığı, Bilirkişi ... 'ın düzenlediği raporda, hırsızlık suçuna karışan şahsın saç şekli alın açıklığı, burun yapısı elmacık kemiği yapısının dosya sanığı olan ...'ye büyük oranda benzediğini belirttiği, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, 2011/530 Esas ve 2011/678 Karar sayılı kararında, ...'nün hırsızlık, işyerin dokunulmazlığının ihlali ve kamu malına zarar verme suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, verilen karar 14/12/2011 tarihinde kesinleştiği, dosyadaki deliller değerlendirildiğinde, mahkememizin 2011/384 Esas ve 2011/635 Karar sayılı dosyasında aynı suçtan yargılanan sanık ...'ın gerek hazırlık aşamasında, gerekse mahkememizde hırsızlık suçunu ... ile gerçekleştirdiklerini ve ne şekilde suçu işlediklerini ayrıntılı şekilde anlattığı, daha sonra sanık ...'ın ...'nün olaya katılmadığını belirtmiş ise de; sanığın sonraki ifadesinin ...'yü suçtan kurtarmak amacıyla ifadesini değiştirdiği kanaatine mahkememizce varıldığı, ...'ın hırsızlık suçunu ... ile işlediklerine dair ifadelerinin samimi ve olayın oluş şekline uygun olduğu, ... 06/07/2010 tarihinde yakalandığında yanında bulunan eniştesi Basri Kudat'ın hazırlık ifadesinde, ...'ın eniştesi olduğunu, sanıkla birlikte hırsızlık suçuna karışan diğer sahsın kamera kayıt görüntülerinde ... olduğunu belirttiği, olay tarihinde sanıklar ... ve ...'nün İZSU'ya bağlı iki ayrı su satış istasyonundan hırsızlık suçunu gerçekleştirdikleri ve kıyafetlerinin aynı olduğu, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/530 Esas sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporunda kamera görüntülerindeki şahsın ...'ye ait fotoğrafla karşılaştırıldığında büyük benzerlik gösterdiğinin belirtildiği, ...'nün diğer su satış istasyonundaki hırsızlık suçundan, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/530 Esas ve 2011/678 Karar sayılı kararıyla yargılanarak mahkum olduğu ve kararın kesinleştiği, sanık ...'nün ... ile birlikte iştirak halinde ... Parkı alanında bulunan ... su satış istasyonuna girerek burada bulunan kasanın içerisinden, 7.413,40 TL tutarındaki paranın alınması suçuna katıldığı dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” şeklinde karar verildiği anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde;
Bozmadan sonra mahkemece yapılan işlemler incelendiğinde, bozmadan önce dosya kapsamında bulunmayan, aynı gece başka bir yerde bulunan aynı kuruma ait su satış bürosunda yapılan hırsızlık olayının kamera görüntülerine ilişkin alınan bilirkişi raporunun dosya içerisine alındığı, bozmadan sonra kurulan hükmün gerekçesinde bu rapora dayanıldığı ayrıca bozmadan sonra kurulan hükümde; dosyası dairemizce onanan sanık ...'a ilişkin yapılan eleştirilerin dikkate alınarak hırsızlık suçunda TCK'nın 142/1-a maddesi, mala zarar verme suçunda ise TCK'nın 152/1-a maddesi hükümlerinin uygulandığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında kurulan hükmün direnme niteliğinde olmadığı, yeni hüküm niteliğinde olduğu anlaşılmakla;
1....'nün işbu dosyaya konu eylemi sırasında alınan kamera kayıtlarındaki görüntüleri ile sanığın değişik açılardan çekilen fotoğraflarının Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek aynı kişi olup olmadığı hususunda rapor alınmadan, diğer dosyadaki bilirkişi raporuna dayanılarak eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapora göre; suçu işleyenin sanık olduğu sabit görülürse TCK'nın 43. maddesi hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.