17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2014/18759 E. , 2014/15211 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili; davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olan...plakalı aracın dava dışı başka bir araçla çarpışması neticesinde hasarlandığını belirterek 5.338,32 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacıya ait araçta meydana gelen hasar ile kaza tespit tutanağı arasında uygunluk olmadığını, aracın toz içerisinde uzun süre bekletilmiş olduğunu, zararın teminat kapsamında olmadığını ve hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 4.702,87 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.6100 Sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL’ye çıkarılmıştır. Temyize konu kararda davanın kısmen kabulüyle davacı lehine 4.702,87 TL'ye hükmedilmiş olup reddedilen kısım 635,45 TL'dir
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, verilen karar miktar itibariyle davacı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin maddi tazminata ilişkin kısmının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesinde konusu parayla değerlendirilebilen davalarda vekalet ücretinin nasıl hesaplanacağı belirtilmiştir.
Anılan maddede vekalet ücretinin tarifenin üçüncü kısmında belirtilen kademeli oranlara göre nispi olarak hesaplanacağı, bazı istisnai durumlarda ise ikinci kısma göre takdir edileceği düzenlenmiştir. Tarifenin 12. maddesi gereğince, üçüncü kısma göre hesaplanan vekalet ücreti kabul veya reddedilen miktarı geçmemek kaydıyla ikinci kısımda belirtilen maktu miktarın altında olamaz. Üçüncü kısma göre hesaplanan miktarın ikinci kısımda belirtilen maktu ücretten az olması halinde artık taraf lehine kabul veya reddedilen miktarı geçmemek kaydıyla ikinci kısımdaki maktu ücrete hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda davacı vekili tarafından dava dilekçesinde toplam 5.338,32 TL maddi tazminat talep edilmiştir. Mahkemece 4.702,87 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiş olup 635,45 TL'lik kısım ise reddedilmiştir. Kabul edilen kısım için davacı lehine 564,34 TL, reddedilen kısım için davalı lehine 76,25 TL nispi vekalet ücretine karar verilmiştir.
Mahkemece karar tarihindeki tarifenin 12. maddesi gereğince kabul edilen ve reddedilen miktar nazara alınarak davacı lehine 1.500,00 TL maktu vekalet ücreti, davalı lehine 635,45 TL vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanlış hesaplama yapılarak eksik vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmayıp bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.