Esas No
E. 2016/3215
Karar No
K. 2017/5180
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2016/3215 E.  ,  2017/5180 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2015 tarih ve 2011/94-2015/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirkette davalı ...'in 02.08.2002 ile 22.06.2009 tarihleri arasında müdürlük görevini yaptığını, bu sırada şirket aleyhine bir çok haksız eylemlerde bulunduğunu, şirketi zarar uğrattığını, davalının müdürlük yaptığı 7 yıllık süre içerisinde kasten şirket defterlerinin eksik ve hatalı tutulmasından dolayı şirketin vergi cezası ödemesine sebebiyet verdiğini, bunun dışında davalının... isimli ve davacı şirkete rakip aynı işle iştigal eden bir başka şirketin ortağı ve müdürü eşi... ile anlaşıp müvekkil şirketinin kullanımında bulunan maden ocağının giriş yolunu, otuz dönümlük tarlayı, eşi üzerine tapu ettiğini, bununla ilgili davanın devam ettiğini, aynı zaman da davalı, şirket müdürlüğü devam ederken 12.06.2008 tarihinde eşi... ve oğlu ... ’in... isimli bir şirket kurduğunu bilmesine rağmen, davacı şirketin nam ve şöhretinden faydalanmalarına müsaade ettiğini, müvekkil şirketin unvanını kullanmasına göz yumduğunu, şirketin müşteri bilgilerini onlara vererek kendi ortağı ve aynı zaman da müdürü olduğu şirketin adeta içini boşaltarak zarar uğramasına neden olduğunu ileri sürerek şirket zararının 10.000,00 TL’sinin davalıdan alınarak davacı şirkete ve hissesi oranında şirket ortağı ve müdürü ...’e verilmesini talep etmiş, 19.02.2014 tarihinde 10.000,00 TL’nin 1.000.00 TL’sinin davacı ...'in verilmesini, bakiye 9.000.00 TL’nin ise ıslah edilen 673.832,57 TL miktarın birleştirilmesi sonucu toplam 682.832,57 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ...'in aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca zarardan itibaren 5 yıllık sürenin geçtiğini, zamanaşımının dolduğunu savunarak şartları oluşmayan davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava, yönetici sorumluluğu ve haksız rekabetinden kaynaklanan alacak davasına ilişkin olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve dosyada mübrez vergi inceleme raporlarından anlaşılacağı üzere, şirket yetkilileri tarafından ilgili yıllarda gelir tablosu ile yevmiye defterinde farklı tutarların kullanılmış olduğu, hasılat faturalarının bir kısmının yevmiye defterine ve beyannamelere eksik aktarıldığı, beyannamelerde defter ve belgelerde ki tutardan fazla tutarlarda indirimlerde bulunulduğu, ödemeler veresiye yapılmış gibi gösterilerek tamamının yıllık olarak tek seferde kasadan ödenmiş gibi gösterildiği, belgesi olmayan gider kayıtları ve mükerrer kayıtların yapıldığı, defter kayıtlarının, ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğu, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığı, tüm bu hususların şirket yetkililerin kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymadığı, ayrıca ticari defterlerin yanlış tutulmasından dolayı davalı müdürün sorumlu olduğu, yapılan incelemede 2005 yılı için 259.265,65 TL vergi ziyaı cezası ve 154.723,08 TL gecikme faizi, 2006 yılı için 12.000,00 TL vergi ziyaı cezası ile 109.802,10 TL faizi, 2007 yılı için 11.500.00 TL vergi ziyaı cezası, 119.286,74 TL faizi, 2008 yılı için 1.000.00 TL vergi ziyaı cezası olmak üzere toplam faiz ve vergi ziyaı cezası olarak 667.577,57 TL davacı şirketin cezaya çarptırılmasına neden olduğu, mahkemece yazılan müzekkere üzerine vergi dairesinin 14.05.2015 tarihli cevabında en son olarak Utelka şirketinin 424.489,54 TL vergi aslı ve 111.788,31 TL faizi olmak üzere toplam 536.277,85 TL vergi borcunun olduğuna ilişkin cevap verildiği, her ne kadar davacı vekili 667.577,57 TL vergi alacağını talep etmiş ise de yapılandırma neticesinde şirketin toplam borcunun 536.277,85 TL olarak hesaplandığı, vergi borcundan dolayı davalının bu miktarla sorumlu tutulmasının uygun olacağı, davacı ... kendisi için 1.000,00 TL'nin verilmesini talep etmiş ise de verilen zararın ancak şirkete verilmesi istenebileceğinden davacı ...'in açtığı davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, vergi borcu halen devam ettiğinden davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği, davalı şirket müdürünün şirketin ticaret unvanına çok benzer bir unvanla aynı sektörde bir şirketin eşi ve çocuğu tarafından 12.06.2008 tarihinde kurulmasına ve dava tarihine kadar faaliyet göstermesine göz yumduğu, dolayısıyla davalı bu davranışı ile özen yükümlülüğüne aykırı davranarak şirketin menfaatine zarar verdiğini, nitekim dosyada bulunan ... Sulh Ceza Mahkemesini 02.06.2009 tarih 2008/173 Esas – 2009/98 Karara sayılı ilamı ile davalının eşi... ve oğlu ... 'in davacı şirketin ticaret unvanına benzer bir unvan kullanmak suretiyle haksız rekabet işlediği nedeniyle sanıkların mahkumiyetine karar verildiği ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15.12.2011 tarih 2011/ 25989 Kara sayılı ilamı ile kararın onandığı, yapılan hesaplamada haksız rekabet nedeniyle davalının eşi ve oğlunun sahibi olduğu... şirketinin 2009 yılında elde ettiği kar olan 30.509,21 TL’nin yarısının davacı şirkette müdürlük görevini yaptığı 2009 yılının ilk aylık dönemine ait olduğu kabul edilerek yaklaşık 15.255,00 TL haksız rekabetten dolayı tazminat talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in açtığı 1.000.00 TL’lik davanın aktif husumet nedeniyle usulden reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 1.000.00 TL’nin düşülmesinden sonra kalan 535.277,85 TL’nin davalından tahsiline karar verilmesinin gerektiği, 535.277,85 TL vergi borcu ve 15.255,00 TL haksız rekabetten dolayı toplamda 550.532,85 TL'nin 9.000.00 TL'nin dava tarihinden bakiye kısmı olan 541.532,85 TL’nin de ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğu ve haksız rekabetinden dolayı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 19.07.2013 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalının görevde olduğu dönem itibariyle vergi ziyaı cezası ve gecikme faizleri toplamının 667.557 TL olduğu belirtilmiş, mahkemece hükme esas alınan ... Vergi Dairesinin 14/05/2015 tarihli yazı cevabında davacı şirketin 6552 sayılı Kanuna dayalı olarak yeniden yapılandırma talebi üzerine 14.05.2015 tarihi itibarıyla 2005-2015 arası dönemin toplam vergi aslı tutarının 424.489,54 TL ve toplam Yİ-ÜFE tutarının ise 111.788,31 TL olduğu bildirilmiştir. Oysa, işbu davanın 6762 sayılı TTK.

336.maddesine dayalı sorumluluk davası olması nedeniyle davalı müdürün sorumluluğu ancak bu görevi yerine getirdiği dönem ile sınırlıdır. Bu bakımdan, Vergi Dairesi tarafından mahkemeye gönderilen yapılandırmaya ilişkin kayıt ve belgeler ile birlikte bilirkişiden 6552 sayılı Yasa'ya dayalı olarak gerçekleştirilen işlem sonucu davalının çalıştığı dönemler itibarıyla defterleri usulüne uygun tutmaması nedeniyle vergi borcunun süresinde ödenmemesinden dolayı tahakkuk eden ve davalının sorumluluğunu gerektiren vergi ziyaı cezası ve gecikme faizleri hakkında ek rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vergi dairesinden bildirilen miktarın tümünü kapsayacak şekilde davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu K6552 md.336
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.