23. Hukuk Dairesi
23. Hukuk Dairesi 2017/1966 E. , 2018/230 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket yetkilisi Mehmet Köse tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında 23.06.2004 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, binada hatalı ve eksik imalatlar olması sebebiyle iskan ruhsatının alınamadığını, tespit dosyasından alınan raporda binanın eksik ve hatalı imalatlarının tamamlanması için 84.206,00 TL harcama yapılmasının gerektiğini ileri sürerek, 84.206,00 TL nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve binanın yapı kullanım izin belgesi alınması için ne kadar masraf yapılacağının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ortak yerlerdeki noksan ve ayıplar ile davacılara ait bağımsız bölümlerdeki eksikliklerin hesaplandığı bilirkişi raporlarının uygun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 53.790,00 TL'nin dava tarihinden itibaren değişken oranlardaki yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı şirket yetkilisi temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket yetkilisinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri uyarınca yapılan bir kısım bağımsız bölümler arsa sahibine bir kısım ise yükleniciye aittir. Arsa sahibine düşen bağımsız bölümlerde eksik iş bulunması halinde bu eksikliğin tamamı arsa sahibince talep edilebileceği halde ortak alanlarda bulunan akesik imalat yalnız arsa payı oranında talepte bulunulabilir.
Somut olayda talep edilen eksikliklerin tamamına yakınının ortak alanlarda olduğu gözlenmektedir. Bu durumda mahkemece eksikliklerin arsa sahibine düşen bağımsız bölümlerde mi yoksa ortak alanlarda mı olduğu hususu tespit edilerek yukarıda belirtilen ilke çerçevesinde bir karar verilmelidir. Değinilen hususlarda yeterli inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.