11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2015/80 E. , 2015/5977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2013 gün ve 2013/58-2013/256 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.10.2014 gün ve 2014/7459-2014/15027 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınan ... markasının sahibi olan firmanın lisansörü olarak Türkiye'de hizmet veren bir GSM kuruluşu olduğunu, tüketiciler nezdinde adeta müvekkili ile özdeşleşen markalardan biri ve en önemlisinin “...” kök ibareli markalar olup, müvekkilinin “...” ve “...” ibaresine ekli ibarelerden oluşan 183 adet tescilli marka sahibi olduğunu ve bu markaların seri marka niteliği taşıdığını, asli unsuru “...” ibaresi olan ve “...” kök kelimesine ekli ibarelerden oluşturulan bu markaların 2000 yılından itibaren önce ... Hizmetleri A.Ş. tarafından kullanılmaya başlandığını, 2006 yılında müvekkili tarafından markaların devralınmasından sonra da kullanılmaya devam edildiğini ve markaların kullanımla ayırt edici hale geldiğini ancak, davalıya ait “...” markasının, müvekkilinin 2000/... no'lu “...”, 2000/... no'lu “...”, 2009/... no'lu “...” ve 2000/... no'lu “...” markalarına ayırt edilemeyecek şekilde benzemekle birlikte, müvekkiline ait “...” kök ibareli 183 marka ile de benzer nitelikte olup, davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve markalan aynı sınıflarda tescilli olan müvekkili şirket bakımından iltibas riskinin oldukça yüksek olduğunu ileri sürerek, davalı adına ... nezdinde 2010/... numara ile 9,35. ve 38. sınıflarda tescilli “...” markasının tescilli olduğu tüm sınıflarda 556 sayılı KHK'nın 42/1-b maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.