(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/786 E. , 2013/2635 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı vekili icra mahkemesinden itirazın kaldırılması, tahliye ve %20 icra inkar tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, davalının tahliyesine ve davalı borçlunun % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalının tahliye talebine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasında, kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, temerrüde ilişkin ihtarnamenin tüm kiralayanlarca gönderilmesi ve davanın da tüm kiralayanlarca birlikte açılması zorunludur. Davadaki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün ise de, temerrüt ihtarnamesindeki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Dava şartı olan bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.
Olayımızda, takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.01.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi, kiralayanlar ... . arasında imzalanmıştır. Temerrüt ihtarnamesi yerine geçen, icra takibi kiralayanlardan sadece ... tarafından yapıldığından, temerrüde esas alınamaz. Diğer kiralayanın davaya onayı alınarak davadaki eksikliğin giderilmesi mümkün ise de, ihtarname yerine geçen icra takibindeki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, mahkemece şartları oluşmayan tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
3.Davalının icra tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince; 1086 sayılı HUMK.nun 74. maddesine göre, Hakim her iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 26. maddesinde de buna paralel düzenleme getirilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde %20 icra tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bu durumda, mahkemece taleple bağlı kalınarak %20 oranında icra tazminatına karar verilmesi gerekirken, talep aşılarak, asıl alacağın %40’ı oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.