8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2015/15559 E. , 2018/2413 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı-asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, Hazineye ait dava konusu 27941 ada 19 parsel (eski 545parsel) sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatlar olan 800m2 civarındaki plastik sera, 1300m2 cam sera, 50m2 fidan serası, 30 civarında ağaç ve 80 m. derinliğinde sondaj kuyu ve pompasının 1990 yıllarında yapıldığını, taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle davacıya ait olduklarının tespitini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuş olup 23.09.2014 tarihli dilekçesinde Fen bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen yerin 2004 yılından önceki uydu görüntülerinde mevcut olmadığı 2009 yılındaki uydu görüntülerinde ise mevcut olduğunun tespit edildiğini, 4916 sayılı Yasanın 4. maddesi ile değişik 4070 sayılı Yasanın 5. maddenin son fıkrasına göre yasanın yürürlük tarihi olan 19.07.2003 tarihinden sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerine yapılan yapıların hazineye intikal edeceği hükmü gereği A harfli yerin mülkiyetinin hazineye ait olduğunun tespitini asli müdahale ile talep ettiğini beyan etmiştir . Mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddine, inşaat bilirkişi raporuna göre A harfli davacı kullanımında olan seranın 4706 sayılı Yasanın 5/son maddesi ve TMK'nın 713/6 maddesi gereğince 19.07.2003 tarihinden sonra yapıldığı anlaşıldığından bu seranın mülkiyetinin Hazineye ait olduğunun tespitine , geriye kalan B ve C harfli seraların, sondaj havuzunun, sondaj kuyu ve pompasının ve 30 adet meyve ağacının davacıya aidiyetine fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, hem davacı vekili ve hem de davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
1.Davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin ise; aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmemiştir.
2.TMK 684. maddesine göre bütünleyici parça; yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır. Yine 22.12.1995 tarih ve 1/3 Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; muhdesat, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçlar olarak tanımlanmış olup geçici yapılar muhdesat olarak kabul edilmemiştir. O halde dava dilekçesinde talep edilen Seraların yasada tanımı yapılan yapı niteliğinde bulunmadığı açıktır. Yani seralar, yasa hükmü karşısında yapı sayılmayıp sabit olmayan ve sökülüp götürülebilen Türk Medeni Kanununun 728. maddesi kapsamındaki taşınır yapılardandır. Bu açıklamalar doğrultusunda davalı Hazinenin Fen bilirkişi tarafından hazırlanan krokide B harfiyle gösterilen cam sera, C harfiyle gösterilen plastik sera ve pompaya ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmüş olup aidiyeti istenen B ve C harfiyle gösterilen seralar ile pompanın kalıcı nitelikte olmadığı ve sökülüp götürülmesinin mümkün olduğu açık olduğuna göre mahkemece bu talepler yönünden davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiştir.