Esas No
E. 2012/14164
Karar No
K. 2013/1630
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2012/14164 E.  ,  2013/1630 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ile davalı taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

1.Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi, belge ve kararın gerekçesine göre alacaklı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,

2.İpotek veren borçlu vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Alacaklı banka tarafından ...'in doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere verdiği limit ipotekleri ile hesap katı ihtarı ve kredi sözleşmelerine dayalı olarak asıl borçlular, kefiller ve ipotekli gayrimenkulün yeni maliki aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatılmıştır. İcra emrinde kredi sözleşmelerinden doğan borç ile kredi sözleşmesi borcu ödemesi olarak kendilerine ... ...Ltd Şti.'ce verilen ve ödenmeyen çek bedelinin tahsili de talep edilmiş, ipotekli gayrimenkullerin yeni maliki, ipoteklerin takip dayanağı kredi sözleşmelerin bir kısmının teminatını teşkil etmediği için bunlar yönünden takibin iptalini, bir kısmı yönünden ise asıl borçluya hesap katı ihtarının tebliğ edilmediği, usulüne uygun olarak borcun muaccel hale getirilmediği nedenleriyle, ödeme emri yerine icra emri gönderilmesi nedeniyle icra emrinin iptali talep edilmiştir. Mahkemece takibin çek alacağı ve faizi yönünden iptal edildiği, diğer şikayetler yönünden ise reddedildiği, taraf vekillerince kararın temyiz edildiği anlaşılmaktadır. İİK’nun 150/ı maddesinde; Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da İpotek Akit Tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti İcra Müdürlüğüne ibraz ederse İcra Müdürü 149.madde uyarınca işlem yapar… düzenlemelerine yer verilmiştir. Bu hüküm bankalar lehine konulmuş ve borçlunun durumunu ağırlaştırıcı niteliktedir. İtiraz edilmeyen bir ihtarname ile alacaklar 68’deki belge veya ilam niteliği kazanmaktadır. -//- 2012/14164-2013/1630 -2- Yasa koyucu bankalardan kredi kullanan bir kısım kredi (tüketici kredisi) lehtarını bu ağırlaştırıcı hükümlerden ayrık tutmak amacını güttüğünden 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'a 4822 sayılı Yasa'nın 15. maddesi ile eklenen 10. maddesinde; "Tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir." şeklinde tanımlandıktan sonra maddede bu tür sözleşmelerin yapılma koşulları ile borcun muaccel kılınabilmesi ve temerrüt koşulları gibi farklı ve özel şartlara yer verilmiştir. Tüketici Yasası'na göre daha genel bir Yasa olan İİK'nun ilgili maddeleri (İİK 68/b, İİK 150/1) bu özel Yasa'nın kapsamında kalmayan krediler için uygulanabilir. Aksinin kabulü halinde tüketici kredilerinde de İİK'nun 68/b koşullarında çekilen ihtarla başlatılan ilamsız veya ilamlı takip kesinleştirilmiş olacak, özel yasada düzenlenen muacceliyet ve temerrüt koşulları tartışılmadan alacağın tahsili, gayrimenkulün satışı gerçekleşecek, tüketici lehine getirilen yasa maddelerine rağmen diğer kredi borçluları ile aynı koşullar da icra takibine muhatap kılınarak mağdur edilecektir. Bu durumda alacağın tüketici kredisinden kaynaklanması halinde, borçlunun temerrüde düşüp düşmediği, alacağın muaccel olup olmadığı, ne miktarının tahsil edilebilir olduğu faiz miktar ve oranlarının tespiti, Tüketici Yasası koşullarında Tüketici Mahkemesinde yargılama yapılmasını gerektirir. Bu durumda İİK.nun 150/ı maddesinin tüketici kredilerinde uygulama olanağı yoktur. Somut olayda, 22.12.2010 tarihli ...'e kullandırılan Bireysel Kredi Sözleşmesi yönünden alacaklı Bankanın İİK'nun 150/ı maddesi gereğince hesap katı ihtarı düzenleyerek borçluya tebliğ ettiği, ipoteklerin teminatı kapsamında bulunan ... Ltd. Şti'ne kullandırılan ve ...'in kefili olduğu 28.09.2006 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi borcuna ait hesap katı ihtarının asıl borçluya tebliğine ilişkin bilgi ve belgenin sunulmadığı, yine takip konusu ipoteklerin teminatı kapsamında bulunmayan 25.02.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesiyle ...'a kullandırılan kredi borcunun tahsilinin istendiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece, takip dayanağı 22.12.2010 tarihli Bireysel Kredi Sözleşmesi nedeniyle limit ipoteğine dayalı olarak borçlu aleyhinde icra emri düzenlenemeyeceği, alacağın varlığı ve miktarının tespitinin 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığı, yine 28.09.2006 tarihli genel krediye ilişkin olarak borçluya İİK 150/ı. maddesine göre hesabın kat edildiğine dair ihtarın gönderildiği ispat edilemediğinden, bu alacak kalemleri yönünden icra emrinin iptaline karar verilmesi, 25.02.2011 tarihli Nuri Bayram'a kullandırılan kredinin ipoteklerin teminatı kapsamında bulunmadığı nazara alınarak bu alacak kalemine ilişkin olarak da takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.

SONUÇ: İpotek veren borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.