8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2012/14186 E. , 2013/1660 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve HUMK'nun 62-68 maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Somut olayda, takip dayanağı ilamda borçlunun vekil ile temsil edilmesi nedeniyle, icra takibinde tebliğ işlemlerinin bu vekile yapılması gerekmektedir. ancak icra emrinde vekil ismi yazılı olmasına rağmen icra emri borçlu asile tebliğ olmuş ise de vekilin takipten haciz günü olan 10.08.2012 tarihinde haberdar olduğunu bildirdiği bu tarihten sonra borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurarak, tebligatın asile gönderildiğinden bahisle, icra emrinin iptali istemi yanında ilamın kesinleşmeden infaz olunamayacağı gerekçesiyle takibin iptaline ilişkin şikayetlerini de ileri sürdüğü görülmektedir. Böylece borçlu vekilinin tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı kalmamıştır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarıda bu yöndedir. Sonuç olarak Mahkemenin takibe dayanak... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.05.2012 gün 2011/367 Esas 2012/223 Karar sayılı ilamın ayni haklara taalluk eden ilamlardan olduğu, infazı için hükmün kesinleşmesinin gerektiği gerekçesi yerinde değildir. Şöyle ki dayanak ilamda taşınmazı satın alan yeni malik taşınmazda oturmakta olan davalının haksız işgali nedeniyle müdahalesinin menini ve ecrimisil talep etmiş, davalının bu yerde satın alınmadan önce de oturduğunu, önceki malike de kira vermediğini, davacının da buna muvakafakatının olduğunu ileri sürmüş olup, taraflar arasında taşınmazın mülkiyeti tartışma konusu yapılmamıştır. Bu nedenle ilam taşınmazın aynı ile ilgili kabul edilemez. Bu hali ile de HMK'nun 367/2. maddesi kapsamına girmediğinden kesinleşmeden takip konusu yapılabilir. Mahkemece borçlunun şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile icra emrinin iptali şeklindeki hüküm tesisi isabetsizdir. -//- 2012/14186-2013/1660 -2- Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.