4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2017/4813 E. , 2018/2517 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ...arafından, davalı ... aleyhine 07/03/2013 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/03/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna 02/04/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI
Davalı, davaya karşı süresi içerisinde zamanaşımı def'ini ileri sürmüştür. Zamanaşımı def'i, mahkemece ön hadise olarak çözümlenmesi gereken hususlardan olup, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi zorunludur. Ne var ki anılan kararın dava aşamasında verilmesi zorunlu değildir. Diğer bir ifadeyle zamanmaşımı def'inin nihai kararda değerlendirilmesine ve hüküm altına alınmasına engel bir durum yoktur. Mahkemece zamanaşımı def'ini değerlendirirken bu değerlendirmenin hüküm gerekçesinde veya hüküm fıkrasında karara bağlaması yeterli olup, ayrıca duruşma sırasında ara kararı ile karar verilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Somut olayda mahkemece verilen kararın gerek hüküm fıkrasında, gerekse gerekçesinde zamanaşımı def'i konusunda bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Kararın sırf bu nedenle bozulması gerekir.
Davanın esası bakımından da; yeddiemin ceza dosyasında verdiği ifadede, davacının öz amcası olduğunu, hayvanların hastalık nedeniyle telef olduğunu beyan etmiştir.
El konulan 100 kadar hayvanın hepsinin birlikte aynı zamanda öldüğünün kabul edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olup inandırıcı değildir. Ayrıca aynı köyde yaşayan davacının öz yeğeninde yeddi emin sıfatıyla bulunan hayvanların hastalık nedeniyle ölümü sırasında yetkililere bildirilmemesi, yeddiemin hakkında şikayetçi olmaması ve hayvanların veteriner gözetiminde kesiminin yaptırılmaması gibi hususlar dikkate alındığında davacının TMK 2 ve 3. maddelerinde tanımlanan iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak hareket ettiği sabit olduğundan davanın esastan da reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 02/04/2018