11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2016/9716 E. , 2018/2609 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/04/2016 tarih ve 2015/81-2016/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." ve "..." esas ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ye başvuruda bulunduğunu, 2012/95208 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu, "...." ibaresinin ayırt edicilik vasfının bulunmadığını, davalının başvurusunun iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, “...” sözcüğünün ayırt edici niteliğinin zayıf olduğunu, müvekkilinin marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen markalar ve kapsadıkları mallar arasında bir benzerlik olduğu kabul edildiğinde dahi, müvekkili markasının otel ve restoran işletmeciliği üzerinde, itiraz eden adına itiraza dayanak gösterilen markaların ise sadece abur cubur ürünleri üzerinde kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait, içinde “...” sözcüğü olan çok sayıda markanın incelenmesi sonucunda, bu markalarda “...tar” sözcüğünün esas unsur olarak kullanıldığı, davalı markasının ise “...” ibaresinden oluştuğu, markalar arasında anlam farklılığı bulunmadığı, ortak bileşen olan “...” kelimesinin belli ölçüde ayırt edici niteliği olan bir kelime olduğu, taraf marka işaretleri arasında düşük derecede benzerlik olduğu kabul edilse de, ilişkili oldukları emtialar aynı veya aynı tür olduğundan, bu emtialar yönünden markalar arasında iltibas oluşacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK kararının iptaline, 2012/95208 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.