Esas No
E. 2015/22658
Karar No
K. 2018/11861
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2015/22658 E.  ,  2018/11861 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, 3368 parsel yönünden davacının davasını geri alması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına; 3369 parsel yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R

Davacı vekili, dava konusu 289 parsel taşınmazın 30 yılı aşkın süredir davacı zilyetliğinde olduğunu dava konusu taşınmazın zilyetliğinin davacıya murisinden intikalen ve taksimen geçtiğini, istimlak nedeniyle başvuru yapılması üzerine... adına kayıtlı olduğunun öğrenildiğini, TMK’nın 713/2 maddesindeki koşullar gerçekleştiğinden tapunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davacı vekili 12.09.2013 tarihli yargılama oturumunda TMK ‘nın 713/2 maddesindeki “..tapu kütüğünden maliki kim olduğu anlaşılamayan ...“ hukuki nedenine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuş ve yine aynı yargılama oturumunda mahkemece dava konusu olan 289 parselin ifraz görmüş olduğu 3368 ve 3369 parsellere dönüştüğünün tespiti üzerine yol olarak ifraz edilen 3368 parsel yönünden davadan vazgeçtiğini beyan etmiştir.

Davalı kayyım vekili; davanın reddini savunmuş olup vazgeçmeye ilişkin bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmiştir.

Mahkeme ilk hükmünde kabul kararı vermiş olup hükmün davalı Kayyım olan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede özetle, bu tür davaların kayyıma yöneltilemeyeceği, TMK'nın 501 . maddesi uyarınca tapu malikinin hiç mirasçı bırakmadan ölmesi halinde son mirasçının devlet olması nedeniyle davanın ancak bu şekilde hazineye yöneltilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra esas hakkında karar verilmesi gerektiği yönünde bozma yapılmıştır. Mahkemece bozmaya uyularak evveliyatında 289 parsel olan dava konusu taşınmazın ifrazla 3368 parsel olan kısmı yönünden davacının davasını geri alması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 3369 parsel olan kısım yönünden ise davanın kabulü ile 713/2 maddesi gereğince davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Hüküm Kayyım vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava; davacının 12.09.2013 tarihli yargılama oturumunda açıklandığı üzere TMK ‘nın 713/’ maddesindeki “...tapu kütüğünden maliki kim olduğu anlaşılamayan...” hukuki nedenine dayalı mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptal ve tescile ilişkindir.

Yerel Mahkemece az yukarıda özetlenen bozma ilamına uyulduğu halde gereği yerine getirilmemiştir. Dava TMK’nın 713/2 “...tapu kütüğünden maliki kim olduğu anlaşılamayan...” hukuki nedenine dayalı olarak açılmış tapu iptal ve tescil davası olduğuna göre, bu tür davalarda tapu kütüğünün tutulmasından devletin sorumlu olması, tapunun gereği gibi tutulamaması sonucunda koşulların oluşması halinde TMK ’nın 1007. maddesi uyarınca zarardan sorumlu olması ve diğer yandan ise aynı kanunun 501. maddesine göre tapu malikinin hiç mirasçı bırakmadan ölmesi halinde ölen gerçek kişinin mirasının devlete kalacak olması halinde başlangıçta davalı olarak ... gösterilmek suretiyle taraf teşkili sağlanabilir. Bu tür tapu iptal ve tescil davaları kural olarak doğrudan doğruya kayyım tayin ed ilmek suretiyle yürütülemez . Yargıtayın ve Dairemiz sapmaksızın kökleşmiş içtihatları da bu yöndedir. O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının davasını Hazineye davalı sıfatıyla yönelttiğini bildirmesi halinde taraf delilleri toplanarak kanun ve Yargıtayın belirlemiş olduğu ilkeler ve esaslar çerçevesinde tapu maliki olan “Arapimam Pınarbaşı”nın bilinen kişi olup olmadığının tartışılıp değerlendirilerek esas hakkında karar verilmesi gerekirken taraf teşkili tamamlanmadan kayyım aleyhine açılan davanın görülmesi ve yazılı şekilde usul ve yasaya aykırı karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı kayyım vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.