Esas No
E. 2017/5150
Karar No
K. 2018/12780
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2017/5150 E.  ,  2018/12780 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı 17.10.2008 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 21.01.2011 tarihinde başlattığı icra takibi ile 20.04.2010 tarihli 5.880,64 TL cari hesap alacağı, 52.362,50 TL araç kira bedeli ve 1.457,30 TL araç hasar bedeli olmak üzere toplam 59.700,44 TL asıl alacağın işlemiş faizi ile tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri tebliğine ilişkin olarak borçlu ... tarafından takipten 05.07.2011 tarihinde haberdar olunduğundan bahisle ödeme emrinin iptali ve takibin durdurulması istemi ile şikayet başvurusu yapılmıştır. ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/863 Esas ve 2011/1057 Karar sayılı hükmü ile, şikayetin kabulüne, borçlu ... adına gönderilen ödeme emrinin tebliğ tarihinin 05.07.2011 olarak düzeltilmesine kadar verilmiş, karar 09.05.2014 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Davalı borçlu vekili 11.07.2011 tarihli itiraz dilekçesinde, takip konusu borcun aslına ve ferilerine itiraz ettiklerini bildirmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece, alacaklı tarafından, cari hesap alacağı, araç kira bedeli ve araç hasar bedelinin tahsili için, takip talebi ekine cari hesap ekstresi, ihtarname, uzun süreli operasyonel araç kiralama sözleşmesi eklenmek suretiyle borçlu hakkında ilamsız takip yapıldığı, borçlu tarafından borca itiraz edildiği, İİK'nun 68. maddesi uyarınca, talebine itiraz edilen alacaklının takibinin, imzası ikrar veya noterlikçe tastik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanması halinde, alacaklı itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebileceği, takibin dayanağı olarak sunulan belgeler ve borcun sebebine göre alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği türden olup İİK'nun 68. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen belgelerden sayılmadığından ispat yükünün borçluda değil alacaklıda olduğu, icra mahkemesi tarafından yargılamayı gerektirecek şekilde inceleme yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.

1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davacı tarafın kira alacağı dışındaki alacak kalemlerine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacı vekilinin kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı alacaklı takip talebi ile dava dışı kiracı ... Ltd. Şti. ile aralarında akdedilen ve davalı ...’in kefil olarak yer aldığı 17.10.2008 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanmıştır. İİK 269/2 maddesinde, "ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62.madde hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak red etmez ise akdi kabul etmiş sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Olayımızda; borçlu kefil itiraz dilekçelerinde takibe dayanak kira sözleşmesindeki imzasını açıkça inkar etmemiştir. Davaya dayanak takip ile yazılı kira sözleşmesine dayanılmasına ve davalı borçlunun takibe itirazında açıkça ve ayrıca sözleşmedeki imzasına karşı çıkmadığının anlaşılmasına göre İİK’nun 269/2 maddesi gereğince kira ve kefalet ilişkisi kesinleşmiş olup, davacı alacaklının kesinleşen yazılı kira ve kefalet sözleşmesi uyarınca İcra Mahkemesi’nden itirazın kaldırılmasını istemesinde bir sakınca bulunmamaktadır. Borca itiraz eden davalı kefilin kira bedelinin ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK'nun 269/c maddesindeki belgelerle ispat etmesi gerekir. Bu durumda mahkemece kira alacağı yönünden işin esasının incelenerek esas hakkında bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin kira alacağı dışındaki diğer alacak kalemlerine yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davacı vekilinin kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428 ve İİK'nın 366.maddesi uyarınca kararın kira alacağına hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,16.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.