13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2018/3276 E. , 2018/6789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-Halk Bankası A.Ş. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahhit firma tarafından inşa edilen ve ... adıyla satışa çıkarılan projeden F Blok 8 numaralı konutu 193.000,00 TL bedelle satın aldığını, tapu devir işleminin 21.05.2018 tarihinde gerçekleştiğini, ancak, müteahhit firmanın inşaatı tamamlamadan yapımı durdurup inşaatı terk ettiğini, davalı bankanın kullandığı konut kredisi nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek; eksik ve ayıplı işler nedeniyle toplam 38.000 TL ile sözleşmede belirtilen tazminat toplamından 2.000,00 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talep miktarını toplam 54.563 TL ye artırmıştır. Davalı banka vekili, kullanılan kredinin bağlı kredi niteliğinde olmadığını, bu nedenle de sorumluluklarının bulunmadığını bildirmiş; diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 54.563 TL nin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı müteahhit şirketten aldığı bağımsız bölümün tamamlanmaması nedeniyle eksik iş ile gereken imalat bedeli ve sözleşmesel tazminatın tahsilini istemiş, davalı banka ise kredinin bağlı kredi olmadığı ve sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, davanın her iki davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kredinin kullanıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4077 sayılı Yasa'nın 10/5 maddesi uyarınca, kredi veren kuruluşun verdiği kredinin bağlı kredi sayılabilmesi için, kredi verenin tüketici kredisini belirli marka, bir mal veya hizmet satın alması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi gerekir. Bu koşulları taşımayan tüketici kredisinin bağlı kredi olarak kabulü olanaksızdır. Somut olayda, davacının konut satın almada kullanmak üzere davalı bankadan kredi kullandığı sabit olup, hüküm kurulurken, herhangi bir inceleme ve araştırmaya bağlı kalınmaksızın kullanılan kredinin bağlı kredi olduğu kabulü ile sonuca gidildiği görülmektedir. Hal böyle olunca mahkemece; eldeki dosyada kullanılan kredinin niteliği üzerinde durulmalı ve bağlı kredi olması halinde bankanın sorumluluğunun kapsamı belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Karar bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olup, eksik iceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.