2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/22558 E. , 2018/10106 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır (Tebligat Kanunu m. 10/1). Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır (Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği m. 16/1). Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adres olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır (Teb. K. m. 10/2. Yönetmelik m. 16/2).
Mahkemece dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma gün ve saatinin tebliği için düzenlenen tebligatlar, davalı erkeğin mernis adresine önce mernis adresi şerhi yazılmadan çıkarılması gerekirken, mernis şerhi yazılıp Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılarak usulsüz tebliğ edildiği, davalı erkeğin, mali ve sosyal durum formunda ikamet ettiği belirtilen adrese tahkikat ve sözlü yargılama duruşma gün ve saatlerinin tebliği için Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince düzenlenen mazbatalara göre ise, beyanda bulunan ilgilinin adı ve soyadının bulunmaması, imzadan çekinip çekinmediğinin belirtilmemesi sebebiyle (YHGK'nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı) ilgili tebligatların usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava dilekçesinin davalı erkeğe usulüne uygun şekilde tebliği ile davalı erkeğe cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140), taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanılıp, birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşmak gerekirken, hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlaline yol açabilecek nitelikte karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.