9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2015/36290 E. , 2018/22851 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait beton santralinde 01.12.2006-25.03.2013 tarihleri arasında santral operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, davalı tarafından işyerinin dışı ...A.Ş'nden 01.09.2009 tarihinde devralındığını, davacının en son ücretinin devamlılık arz eden primleri ve fix ücreti toplamından ibaret ve aylık net 2.400,00 TL olduğunu, fazla çalışma yapmasına karşın ücretlerinin ödenmediğini, işyerinde dini bayramların ilk iki günü dışında kalan bütün dini ve milli bayramlarda çalışma yapıldığını, bu çalışmalarının karşılığının da ödenmediğini, haftanın 7 günü çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, 2013 yılı Mart ayından 25 günlük ücretinin ödenmediğini, ikramiye alacağı olduğunu ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücretleri ile ikramiye ve maaş alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 25.03.2013 ve 26.03.2013 tarihlerinde herhangi bir izin almaksızın veya amirlerine bilgi vermeksizin işe gelmediğinin tespit edildiğini, bu durumun tutanak altına alınarak ihtarname ile işyerine davet edildiğini, cevap vermediği gibi işyerine de gelmediğini, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeni ile son bulduğunu, haftalık 45 saati geçen fazla çalışması olmadığı için fazla çalışma alacağına hak kazanmadığını ve herhangi bir alacağı olmadığı savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar süresinde taraflar vekilleri temyiz edilmiştir. E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflar arasında, işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı vekili; müvekkilinin, en son sabit ücret ve devamlılık arz eden primlerle birlikte net 2.400 TL aylık aldığını, primlerin bordroya fazla mesai olarak yansıtıldığını iddia etmiştir.
Davalı vekili, davacının ücreti ile ilgili bir beyanda bulunmamıştır. Yargılama sırasında emsal ücret araştırması yapılmış ve Kristal-İş Sendikası'nca davacının aylık net 2.397 TL ücret alabileceği bildirilmiştir. Hükme esas bilirkişi raporunda; davacının ücretinin, bordrolardaki gibi aylık brüt 1.445 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davacının yaptığı iş, kıdemi ve emsal ücret miktarı ile davalının, davacı işçinin fazla mesai yapmadığı yönündeki savunmasına karşın, bordrolarda fazla mesai ücreti tahakkuk ettirilmesi hususları birlikte dikkate alındığında, davacının emsal ücret araştırmasında da belirtildiği üzere aylık net 2.397 TL ücret ile çalıştığının kabulü gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
3.Davacı işçinin, fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, müvekkilinin fazla mesai yapmasına karşın ücretlerinin ödenmediğini ve bordrolardaki fazla mesai ücreti tahakkuklarının asıl ücretinin bir parçası olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı vekilince, cevap dilekçesinde davacının fazla mesai yapmadığı savunulmasına karşın, bordrolarda fazla mesai ücreti tahakkuklarının yer aldığı saptanmıştır. Hükme esas bilirkişi raporunda; bordrolarda fazla mesai ücretlerinin tahakkuk ettirilerek banka kanalı ile ödendiği belirtilmiş ve fazla mesai tahakkuku olmasına karşın ödendiği davalı tarafından ispat olunamayan 2013 yılı Mart ayı için fazla mesai ücreti alacağı hesaplanmıştır.
Yukarıda yer alan 1 numaralı bozma bendinde ayrıntılı bir biçimde açıklandığı üzere, davacının aylık ücretinin net 2.397 TL kabul edilmesi gerekmektedir. Bu husus ile davalının, davacının fazla mesai yapmadığını savunmasına karşın bordrolarda fazla mesai ücreti tahakkuk ettirilmesi ve davalı tanıklarının beyanlarından dahi davacının fazla mesai yaptığının anlaşılması birlikte dikkate alındığında bordrolardaki fazla mesai ücreti tahakkuklarının gerçeği yansıtmadığı ortadadır. Tanık beyanları dikkate alınarak ve bordrolardaki tahakkuklara itibar edilmeksizin fazla mesai ücreti alacağının hesaplanıp, karineye dayalı makul bir indirim (hakkaniyet indirimi) uygulanmak sureti ile alacağın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
4.Hükme esas bilirkişi raporu incelendiğinde; hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının bordrolarda tahakkuk ettirilerek ödendiği belirtilmiş ve bu alacak kalemlerinde hesaplama yapılmamıştır.
Bordrolar incelendiğinde; hafta tatili ve genel tatil ücreti tahakkukları bulunmasına karşın, bu tahakkukların normal çalışma ücreti tahakkukları ile birlikte 30 günlük ücrete tekabül ettiği çalışılmadan ödenmesi gereken zamsız tahakkuklar olduğu, davacının tanık beyanları uyarınca hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığını ispatladığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, söz konusu alacakların da hesaplanıp taktiri indirim yapılarak hüküm altına alınması gereklidir.
5.Davacının yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. Mahkemece, izin talep formlarına itibar edilerek bakiye yıllık izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Davalı işveren tarafından ayrıca yıllık izin cetveli sunulmamıştır.
Salt yıllık izin talep formları dikkate alınarak, davacının formlarda belirtilen izinleri kullandığını kabul etmek mümkün değildir. Ancak dosya içerisinde yer alan bordrolar, izin talep formları ile uyumlu olup, bu dönemlerde davacının yıllık izinlerini kullandığı kabul edilmelidir. Dolayısı ile bordro sunulmayan dönemlere ait yıllık izin talep formlarındaki izinlerin kullandırıldığı ispatlanamadığından, alacak buna göre yeniden hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır. Karar bu yönü ile de hatalıdır. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.