19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/11852 E. , 2013/17731 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili; müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü yapılan takibe süresinde itiraz edilemediğinden takibin kesinleştiğini, açılan menfi tespit ve istirdat davasının müvekkili lehine sonuçlandığını, müvekkilinin banka hesabından davalı tarafından tahsil edilen 97.239,65 TL'nin istirdatına ve diğer alacak kısmı için de müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, ancak bu ilamda faize hükmedilmediğini belirterek paranın tahsil tarihi olan 02/05/2007 tarihinden itibaren işleyen 20.433,00 TL faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 05/10/2011 havale tarihli dilekçesi ile müddeabihin ıslah ile 54.201,68 TL'ye çıkarıldığını belirtmiştir.
Davalı vekili; davacının faiz talebinin haksız olduğunu, zira müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu,ayrıca davacı zamanında kendisine tanınan kanun yollarına başvurmadığı için faiz işlemesine kendi kusuruyla neden olduğunu, kaldı ki bahse konu istirdat davasının henüz kesinleşmediğini, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacının o davada faiz talep etmemesi ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamasının faiz alacağından zımnen vazgeçtiği anlamına geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın menfi tespit ve istirdat davasında istirdadına karar verilen miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının menfi tespit ve istirdat davasında faiz talebinin bulunmadığı, ancak uğranılan zararlara ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulduğu, davanın kabulüne ilişkin kararın kesinleştiği, asıl alacağın ödenmesi için açılan davada faiz isteme hakkı saklı tutulmamış olsa bile daha sonra faiz için ayrı dava açılabileceği, BK'nın 113/2 maddesine göre asıl borç için dava açılması sırasında değil asıl borcun ödenmesi sırasında işlemiş faizleri isteme hakkı saklı tutulmamış ise artık faizin istenemeyeceği, ancak mahkeme kararı kesinleşmeden iş bu dava açıldığından İİK'nın 72/5 maddesi de gözetilerek davacının artık bu hakkını saklı tuttuğu ve faize ilişkin bu davayı açabileceğinin kabul edildiği, ödeme tarihinden itibaren faize hükmedildiği, faiz alacağının hesabında avans faiz oranı uygulandığı, buna göre davacının faiz talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık daha önce sonuçlanan menfi tespit ve istirdat davasında istirdatına karar verilen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
İİK'nın 72/7 maddesi uyarınca istirdat davaları ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde açılabilir. Bu 1 yıllık süre hak düşürücü süre olup re'sen gözetilmelidir. Asıl alacak yönünden uygulanması gereken sürenin asıl alacağın fer'i niteliğinde olan faiz alacağı yönünden de uygulanacağı kuşkusuzdur. Somut olayda ödeme tarihi ile iş bu faiz alacağının talep edildiği bu davanın açıldığı tarih arasında 1 yıllık süre geçtiğinden davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.