19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/13668 E. , 2013/18535 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacılar vekili; müvekkilleriyle davadışı ...'ın birlikde oluşturduğu adi ortaklık ... Evleri'nin davalı bankayla akdettiği sözleşme kapsamında kullanılan iki adet krediye ait borcun 26.12.2011 tarihinde ödenerek kapatılmış ise de davalı yanca müvekilleri aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişildiğini bu takibin sebebi olarak da 01.04.2011 tarihinde 120.000.000 TL işletme kredisi kullandırıldığının bildirildiğini ancak ilgili kredi evrakında adi ortaklarından ... imzası yanında müvekkillerinin birisine atfen atılmış bulunan imzanın sahte olduğunun anlaşıldığını, adi ortaklık ana sözleşmesi 7. maddesi uyarınca adi ortaklardan ikisinin birlikde imzasıyla adi ortaklığın temsil edildiğinin de yazılı olup müvekillerince davalı bankadan bu şekilde bir kredi kullanamadığını belirterek müvekillerinin takibe konu borçdan sorumlu olmadıklarının tespitiyle, takibin iptaline ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince girişilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipde yalnızca davadışı ipotek veren ...'ün taşınmazının satışının istenmesi sözkonusu olup davacılara yönelik bir işlem olmayacağından davacıların bu davayı savunmak da hukuki yararı bulunmadığı gibi davacı iddialarında doğru olmadığı kredi kullanımının usulüne uygun bulmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda kredi kullanımına konu belgedeki imzanın davacılara ait olmadığı saptanmış olmakla bu işlemin davadışı adi ortaklığın sorumluluğunu gerektirmediği gibi, davalı bankaca kredi kullandırılmasına konu olan davadışı ... Ltd. Şti.'nin yine davadışı adi ortaklığa mal satımına ilişkin faturanın da adi ortaklık defterlerinde kayıtlı olmayıp ilgili kredinin davadışı adi ortaklık bünyesinde kullanılmadığının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların aleyhlerine girişilen icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, koşulları oluşmadığından davacı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.