19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/11000 E. , 2013/15187 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı, davalı aleyhine çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu çekin kambiyo vasfını kaybettiğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, icra takibine konu çekin süresi geçtikten sonra bankaya ibraz edildiği, kambiyo senedi vasfını yitirdiği, yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilen belgeye dayalı olarak davacı alacaklının davasını tanık dahil her türlü delille ispat edebileceği, ancak davacı yanca ispata dair herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
TTK.'nun 726/1 maddesi gereğince, hamilin cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren 6 ay geçmekle zamanaşımına uğrar. Somut olayda takip dayanağı çek zamanaşımına uğradığından kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilmiş olur.
Bu durumda, taraflar arasında temel ilişki varsa bu çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacaklı alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Arada temel ilişki bulunmaması halinde ise hamil,
TTK'nun 730/14 maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması TTK'nun 644. maddesi hükmüne göre, sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde keşideciden alacak talebinde bulunabilir. Böyle bir durumda keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda, davalı (keşideci) ile ciro yoluyla çeke hamil olan davacı arasında temel ilişki bulunmadığından uyuşmazlığın TTK'nun 644. maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak davanın nitelendirilmesinde ve ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.