4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2011/1708 E. , 2012/3503 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve İl Özel İdare Müdürlüğü aleyhine 04/03/2010 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 07/10/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve duruşmasız olarak incelenmesi de davalı ... Özel İdare Müdürlüğü vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/03/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karar, davacılar ile davalılardan İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, olay tarihinde desteklerinin kullandığı araca davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında oğullarının öldüğünü belirterek tazminat isteminde bulunmuşlardır. Davalılar zamanaşımı def’inde bulunmuşlardır. Mahkemece olay tarihi ile dava tarihi arasında beş yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Olay 765 sayılı TCK zamanında 5/5/2004 gününde meydana gelmiş ve davacılar ceza davasına müdahil olarak katılmışlardır. Eldeki dava açıldığında ceza davası derdest olup 1/6/2005 günü yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK uyarınca ceza mahkemesinden şahsi hak isteminde bulunabileceğine ilişkin bir düzenleme getirilmediğinden bu tarihten sonrası için ceza mahkemesinden şahsi hak adı altında bir hak istenemeyecekse de 5320 sayılı CMK’nun Yürürlük ve Uygulanma Şekli Hakkındaki Kanun’un geçici 1. maddesi “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ceza mahkemelerinde açılmış bulunan davalardaki şahsi hak talepleri, görevsizlik kararı verilmeyerek bu mahkemelerce sonuçlandırılır” biçiminde düzenleme getirdiğinden ve eldeki dava açıldığında ceza davası da derdest bulunduğundan cezada müdahil olan davacıların tazminat isteme hakları devam etmektedir. Bu nedenle zamanaşımı nedeniyle davanın reddi yanlış olup işin esası incelenmek üzere kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.