9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2019/1399 E. , 2019/8536 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : ... ... 16. İŞ MAHKEMESİ
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 24/05/2006-09/12/2014 tarihleri arasında davalı şirkette çocuk bakım şefi olarak çalıştığını, kendisine gönderilen ihtarname ile izin hakkının 08/12/2014 tarihinde sona erdiğini ve şirkette işe başlaması gerektiğinin söylendiğini ve bilgi olarak evrak istendiğini, müvekkilinin ise sigorta kayıtlarına bakıldığında, işe başlama tarihinin 16/12/2014 olduğunu işverenin bildirdiğini, yapılanın yanlış olduğunu, kendisine kanun hükümlerinin uygulanmadığını ve farazi sebep arandığını ve mağdur edildiğini, kendisi hakkında düzmece tutanak tutularak iş akdinin sonlandırıldığını iddia ederek, müvekkilinin işe iadesine, işe iade kararı kesinleşinceye kadar geçecek süre için 4 aylık süreye ilişkin ücreti ve diğer hakları ile işe iade kararına süresinde davalı şirket tarafından uyulmadığı takdirde 8 aylık brüt ücret kadar tazminat ile masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkil şirkette bakım çocuk eğitmeni olarak 26/12/2005 tarihinde işe girdiğini, iş akdinin sonlandırıldığı 06/01/2015 tarihine kadar çocuk bakım şefi olarak çalıştığını, davacının doğum yaptığını, çalışabilir raporundaki 23/09/2014 tarihine kadar müvekkil şirkette çalışmış gibi doğum sonrası izin hakkının 24/12/2014 tarihinde biteceğini beyan ettiğini, yapılan incelemede; doğum sonrası başlangıç tarihinin 24/09/2014 tarihi, bitiş tarihi ise 08/12/2014 iken aynı raporun sadece rapor bitiş tarihi 15/12/2014 olarak değiştirilmiş davacının iddia ettiği gibi asıl rapor bitiş tarihinin 15/12/2014 olduğu kabul edilse dahi davacı bu rapor bitiş tarihinden sonrada işe başlamadığını müvekkil şirket iyi niyetli olarak 16/12/2014 tarihine kadar davacıyı beklemiş ve pek çok kere kendisine ulaşılmaya çalışılmış isede, herhangi bir sonuç alınamamış son olarak kendisine ile yapılan konuşmada rapor süresinin bittiği ve bu nedenle de işe başlaması gerektiği bildirilmiş olmasına rağmen, davacı işe gelmemeye devam etmiş ve bunun üzerine davacıya rapor bitim süresinin 08/12/2014 tarihinde bitmesine rağmen işe başlamamasının yasalarca kabul edilen geçerli bir mazeretide müvekkil şirkete bildirmemesi nedeni ile haklı olarak iş akdinin feshedildiğini savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiştir. D) İstinaf başvurusu : İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince; dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporundan davacının doğum izninin 22/12/2014 tarihinde sona erdiği, doğum izni 22/12/2014 tarihinde sona eren davacının dosya içerisinde mevcut devamsızlık tutanaklarına göre 23/12/2014-24/12/2014 ve 25/12/2014 tarihlerinde mazeretsiz olarak işe gelmediği ve bu kapsamda davalı işveren tarafından İş Kanunu'nun 25/II-g maddesi kapsamında yapılan feshin haklı olduğu, bu nedenle davanın reddine yönelik mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu : Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. G) Gerekçe:
Dosya içeriğine göre, davacının İş Kanunu'nun 74. maddesindeki izinlerine başladığı, işveren tarafından 16.12.2014 tarihinde ihtarname keşide edildiği ve içeriğinde davacının doğum sonrası istirahatinin 08.12.2014 tarihinde sona erdirildiğinin bildirildiği ancak dosya içerisinde yeralan bilirkişi raporlarından izin süresinin 22.12.2014 tarihinde sona erdirildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğine göre; davacı işçinin henüz doğum izni bitmeden devamsızlıkta bulunduğu belirtilerek mazeret bildirmesinin istendiği, davacının ise işyerine giderek henüz istirahat süresinin sona ermediğini bildirdiği işveren tarafından sözlü olarak iş sözleşmesinin sona erdirildiğinin bildirildiği, bunun üzerine 23.12.2014 tarihinde avukata vekaletname vermek suretiyle 25.12.2014 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkeme kararında geçen devamsızlık tutanak tarihleri ve fesih yazısı davacının sözlü olarak iş sözleşmesinin sona erdirildiğini ileri sürdüğü tarihten sonraya ait olup değer verilemeyeceği kabul edilmelidir. Davacı işçinin İş Kanunu'nun 74. maddesine göre kullandığı doğum izni süresi henüz sona ermeden işe davet edildiği ve ardından iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmakla fesih haklı nedene dayanmadığından işe iadeye karar vermek gerekmiştir. 4857 sayılı İş Yasa'sının 20/3 maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 373. maddeleri uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H) SONUÇ : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 2017/3218 Esas 2018/1670 K sayılı 06.12.2018 tarihli kararı ile ... ... 16. İş Mahkemesi'nin 2014/670 Esas- 2017/406 sayılı 12.09.2017 tarihli kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın kabulü ile, feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Alınması gereken 44,40 TL karar- ilam harcından davacının yatırdığı 25,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 19,20 TL karar- ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6.Davacı tarafından yapılan harçlar dahil 435,00 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T. hükümleri gereğince hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
9.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
10.Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Kesin olarak 11.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.