19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2012/16084 E. , 2013/14251 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. ... gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında uzun süredir cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğunu, davalının 20.06.2008 tarihinde cari hesaba istinaden müvekkiline gönderdiği 10.12.2008 tarihli 50.000 TL bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine müvekkilince kargo yoluyla davalıya gönderildiğini, davalının uzun bir süre sonra çekin kendisine ulaşmadığını sözlü olarak müvekkiline bildirdiğini, bildirimin yapıldığı tarih itibariyle (6) aylık çek zamanaşımı süresinin dolduğunu, söz konusu çek bedelinin müvekkilince tahsil edilmemiş olmasına rağmen taraflar arasında çek bedeli olan 50.000 TL konusunda uyuşmazlık bulunduğunu, 20.06.2008 tarihi ile dava tarihi olan 15.07.2010 tarihleri arasındaki tarafların cari hesaplarının incelenmesi gerektiğini, çekin karşılıksız çıkmasından sonra tahsilinin de söz konusu olmadığını belirterek müvekkilinin 20.06.2008 ile 15.07.2010 tarihleri itibariyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan şimdilik 1.000 TL alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 27.10.2010 tarihli dilekçesiyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 1.000 TL üzerinden dava açılması nedeniyle davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, dava konusu çek müvekkiline gönderilmediği için müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, tespit talepli dava açılamayacağını, çekin davacıya teslim edildiğini, çek aslını iade edemeyen davacının müvekkilinden alacak talep edemeyeceğini, kargo ile kıymetli evrak taşınamayacağını, davacının kendi kusur ve ihmalinden kaynaklanan zararı müvekkilinden isteyemeyeceğini, davacının çekin karşılıksız çıktığını öğrendikten 1 yıl 7 ay 5 gün geçtikten sonra bu davayı açtığını, davacının basiretli davranmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, 10.12.2008 tarihli 8186036 nolu ve 50.000 TL bedelli çekin arkasının yazıldığı ve ödenmediği, davalı tarafından da ödemeye ilişkin belge sunulmadığı, her ne kadar dosyaya sunulan mutabakat metninde dava konusu çek de ödeme kabul edilerek bakiye borcun 31.12.2010 tarihi itibariyle 61.398,80 TL olduğu kabul edilmiş ise de davalı yanca sunulan davalının 2010 yılı hesap ekstresinde dava konusu çekin de cari hesaptan düşülmesi ile bu rakama ulaşıldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, 1.000 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.