17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2012/10212 E. , 2013/4569 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline trafik sigortalı, davalıya ait aracın, alkollü sürücü kullanımında iken tek taraflı kaza yaptığını, araçta yolcu olarak bulunan ... 'ın yaralandığını, yaralanan şahsın tedavi gideri için müvekkili tarafından Sağlık Bakanlığı'na 23.280,03 TL ödeme yapıldığını, poliçe genel şartlarının 4. maddesi gereği müvekkilinin ödediği bedelin 11.975,00 TL'lik kısmını davalıdan rücuan tahsil etmek için başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın yolun yapımından ve bakımından sorumlu kurumun kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalının icra takibine itirazının 11.795,00 TL üzerinden iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, 20/03/2012 tarihli celsede, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun, duruşmaya katılmayan davalı tarafa tebliğine karar verilmişse de bu tebliğ yapılmadan ve yine davalı vekilinin yokluğunda karar verilmiştir. Bu durum, savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre, davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.