12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/22006 E. , 2013/30666 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/02/2013
NUMARASI : 2013/69-2013/161
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı şirket tarafından İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden 17/12/2012 tarih ve 2012/624 D.İş 2012/625 Karar sayılı İhtiyati Haciz kararı alınarak borçlu şirket aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal süresinde icra mahkemesine başvurarak icra dairesinin yetkisiz olduğunu, çekin zamanaşımına uğradığını, alacaklının takip hakkı bulunmadığını, takip talebinde istenilen faiz oranının yüksek olduğunu ve komisyon ücreti istenemeyeceğini ileri sürerek icra takibine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 50. maddesinin göndermesi ile icra takiplerinde de uygulanan ve ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin de yetkili olduğuna ilişkin 1086 sayılı HUMK'nun 12. maddesinde yer alan düzenleme 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'da yer almamakta ise de; özel kanun olan İİK'nun 261. maddesi halen yürürlüktedir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin yargı çevresi içerisindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.
İİK'nun 261. maddesi hükmü doğrultusunda, alacaklının ihtiyati haciz kararını veren İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bulunduğu yargı çevresi içerisindeki İstanbul İcra Dairelerinde icra takibi başlatmasında yasaya aykırılık bulunmadığından, mahkemece borçlunun yetki itirazının reddi ile diğer itiraz ve şikayet nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, anılan yasal düzenleme gözardı edilmek suretiyle yetki itirazının kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.