Esas No
E. 2010/2740
Karar No
K. 2010/5700
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2010/2740 E.  ,  2010/5700 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ....Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.01.2010 gün ve 143/38 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı ... vekili, kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik hukuksal sebebine dayanarak dava konusu 4331 ada 5 parselin tapu kaydının iptal edilerek vekil edeni adına tesciline, bu isteğin yerinde görülmemesi durumunda üzerindeki binanın arsadan daha değerli olduğunu ileri sürerek TMK. nun 724. maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiş, 19.1.2010 havale tarihli dilekçesinde, davanın takibinden sarfınazar edildiğini ve özel mazereti nedeniyle duruşmaya gelinemeyeceğini bildirmiştir. Davalı Hazine vekili, 21.1.2010 tarihli duruşmada bir diyeceğinin olmadığını açıklamıştır. Mahkemece, davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

HUMK. nun 185/1. maddesine göre, davacı taraf davalının muvafakatı ile davasını takipten vazgeçebilir. Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre de, davalı tarafın bu muvafakatının açık olması gerekmektedir. Somut olayda, davalı Hazine vekili duruşmadaki cevabında “bir diyeceğinin olmadığını” bildirmiş, açık muvafakatı sorulmadığı gibi, HUMK’nun 151/son maddesi uyarınca beyanı altına imzası alınmamıştır. Bu açıklamalar ışığında, davalı taraftan davanın takibinden sarfınazar edilmesine karşı açık muvafakatının olup olmadığı sorulup belirlenmeli ve beyanı imzası ile tasdik edilmelidir. Davayı takipten sarfınazar etme yani davayı geri alma bildirimi ile davacı, davayı ileride yeniden açma hakkını saklı tutmaktadır. Hal böyle iken davacı vekilinin sözü edilen beyanına, dava konusu edilen hakkın özünden kesinkes vazgeçme anlamı yükletilerek ve bunun sonucu olarak maddi hukuk bakımından kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Davanın takibinden sarfınazar edilmesi iradesine karşı davalı vekilinin açık muvafakatının bulunduğunun bildirilmesi durumunda “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması, aksi durumda ise yargılamaya devam edilerek iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanıp, sonucuna göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin talebine açıklandığı gibi yanlış anlam yükleyerek davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Davacı vekilinin yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. -

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.