Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/639
Karar No
K. 2019/1052
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/639 Esas
KARAR NO: 2019/1052
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/07/2018
KARAR TARİHİ: 26/11/2019
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 19/12/2019

Davacı vekili tarafından açılan Menfi Tespit (İstirdat) davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; Davalının sigortalısına ödeme yapmış olmasının bu yaptığı ödemeyi davacıdan talep edebileceği anlamına gelmediğini, evvelki ticaret mahkemesinde mevcut sigorta ekspertiz raporunda anlatıldığı üzere eksperin olay tarihinden çok sonra ve iddia edilen hasar onarıldıktan sonra çağırıldığını, eksperin hasarı yerinde tespit etmediğini, hasar fotoğraflarının da kendisine verilmediğini beyan ettiğini, verilen fotoğrafların su sızıntısı fotoğrafları olduğunu, bu sızıntının neden olduğu hasara dair en ufak kanıt/fotoğrafın ekspere verilmediğini, hasara dair davacının imzasını havi bir tutanak olmadığı gibi hasarın sebebine dair bir zabıt olmadığını, davacının teknik elemanlarınca olay günü tutulan zabıtta su akıntısının, davalının sigortalısının kendi yaptırdığı davlumbaz bacasının kenarından gelmekte olduğunun aynı konuda bir hafta öncede kendilerinin yalıtımın yanlışlığı konusunda uyarıldığını, ancak davalının sigortalısı tarafından her hangi bir Önlemin alınmadığının belirtildiğini, hasar oluştuğu şüpheli olması bir yana su akıntısının da bizzat davalının sigortalısının kusurlu/ihmali eylemiyle meydana gelmiş olduğunu, davacının kusurlu eylemin neticesi oluştuğuna dair hiçbir kanıt olmadığını, yüce mahkemenin hasarın oluştuğuna dair kanaat getirmiş olsa bile bunda davacıya izafe edilecek bir kusuru bulunmadığından davacıya yapılan icra takibinin haksız olduğunu beyan edip, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile dosyaya haciz baskısı ve ihtiraz! kayıt ile yatırdıkları paranın davalıya ödenmemesi için İİK 72 uyarınca İhtiyati Tedbirine, davanın zaman aşımı gerekçesi ile kabulüne, haksız eylemin oluşmadığı veya oluştuğu ise müvekkilinin kusurunun bulunmadığının tespitini, dosyadaki paranın süreç içinde davalıya ödenmiş bulunması halinde davanın istirdat davası olarak yürütülmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; Menfi Tespit davası HMK 106. Maddede belirtilen durumlarda açılacağım ve HMK 106/2 ye göre davanın açılması İçin hukuken korumaya değer bulunması gerektiğini, dosyada tespiti istenen alacak, mahkeme ilamı ile kesinleştiğini ve tüm derecattan gerekçenin onandığı, ve icra dosyasından tahsil edildiği, borçlunun bu süreçte mahkeme kanalıyla kesinleşen alacaklarına karşı yaptığı tüm itirazlar yine mahkeme kararı ile reddedildiğini, bu nedenle davacının dava dilekçesinde hukuki mesnet olarak gösterilen menfi tespit davası ikame etmede davacının hukuki yararı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Yapılan yargılama sonucu dosya Mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle İİK 72 maddesinde düzenlenen menfi tespit davası olup, dosyada tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin 10/05/2019 havale tarihli raporunda; .........Davacının işletmiş olduğu AVM de ki davalı ... şirketine sigortalı iş yerinde meydana gelen hasar nedeniyle davalı sigortanın sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedelini rücuen tahsili için davacı aleyhine Kadıköy İcra Dairesi’nde icra takibi yaptığım, davacının takibe yetki itirazı üzerine davacı aleyhine Bakırköy İcra Dairesi’nde yeniden ödeme emri gönderildiğini, davalının davacı aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasında Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen zamanaşımı nedeniyle red kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine İstinaf Mahkemesinin davacı tarafından takibe 7 günlük süre geçtikten sonra itiraz edildiğinden takibin kesinleştiği kararının verdiğini, bundan dolayı davacının takip borcuna icra dosyasına yatırmış ise de Bakırköy ... ATM de verilen itirazın iptali davasında ki kararda zamanaşımı itirazının yerinde görüldüğü, ancak İstinaf Mahkemesinin zamanaşımı itirazının değerlendirmemiş olup itirazın iptali davasında ileri sürüldüğü gibi haksız eylemlerde ki zamanaşımının önce ki BK da 1 yıl, şimdi yürürlükte bulunan TBK da ise 2 yıl olup her halükârda zamanaşımı dolmuş olduğundan davacı tarafından davalıya ödenen 7.711,39 TL nin ödeme tarihi olan 21.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan istirdatımn talep edildiğini hususudur. Dosya kapsamında söz konusu hasara ilişkin bilirkişi raporuna rastlanmamıştır. -Ekspertiz raporunda; başlayan sağnak yağmur ile birleştiği çatı bölgesinde gelen yağmur suyu alçıpan tavan bölgesinde aydınlatma spotlarının olduğu bölüm ve davlumbaz içerisinden yoğun şekilde mutfak bölgesine siıyat ettiği, asma tavandaki elektrik sistemi asma tavan alçıpam da dahil olmak üzere bütün tavan sisteminin tahrip olduğu, - Ekspertiz bulguları başlığı altında; beyan edilen hasar tarihi ve oluş şekli açısından kuşku doğuran saptama var mı sorusunun eksper tarafından var şeklinde işaretlendiğini, - Eksperin hasarı, yerinde tespit etmediğini, - Ekspertize verilen fotoğrafların su sızıntısı fotoğrafları olduğunu, bu sızıntının neden olduğu hasara dair fotoğrafların verilmediği, -Hasrın yakın nedeni dahili su olarak belirlendiği, gerçekleşen riziko için poliçede teminat olduğu, hasarın teminat dahilinde olduğu sonuca varılmıştır.

Davacı vekili; davacının teknik elemanlarınca olay günü tutulan zabıtta su akıntısının, davalının sigortalısının kendi yaptırdığı davlumbaz bacasının kenarından gelmekte olduğunun aynı konuda bir hafta öncede kendilerinin yalıtımın yanlışlığı konusunda uyarıldığını, ancak davalının sigortalısı tarafından her hangi bir önlemin alınmadığını iddia etmiştir. Dosya kapsamında davacı tarafça sunulan her hangi bir tutanağa rastlanmamış olup, davacı ekilinin, meydana gelen hasarın davalının sigortalısı tarafından yapılan davlumbaz bacasından kaynaklandığı dair iddiasını yazılı delile ispatlayamamıştır. Bu itibarla, dosyada mübrez ekspertiz raporuna itibar edilmesi durumunda;

Davalı ... şirketi tarafından sigortalan işyerinde meydana gelen hasar, işyerinin çatı bölgesinden gelen yağmur suları olduğu belirtilmektedir. Bu tür hasar ve talepler, bina yapısma/mülkiyetine ait, değerlere ilişkin olup, binanın mütemmim cüzü niteliğinde sayılmakta, asıl şeye malik olan kimse, onun bütünleyici parçalarına da maliktir. Somut olayda davalının sigortalısı, riziko adresinde kiracı konumundadır. Bu nedenle Sigortalı Firma .... AVM’de kiracı olarak faaliyet gösterdiğinden hasarın ... AVM yönetimine rücu imkanının bulunmaktadır. “TTK.m.1301’e görC; “sigortacı, sigorta bedelini Ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder”. TTK.m.l36rde ise, “Borçlarını yerine getiren sigortacı, sigortalının üçüncü şahsa tazmin ettirebileceği bir zararı tazmin ettiği takdirde, 1256 ve 1258.maddelerin 2. fıkralarının hükümlerine halel gelmeksizin üçüncü şahsa karşı sigortalının haklarına halef olur” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun bu düzenleme şekli dikkate alındığında, rücu hakkının sigortacının kanuni halefıyetine bağlı olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu’nun bu düzenleme şekli dikkate alındığında, rücu hakkının sigortacının kanuni halefıyetine bağlı olarak; Davalı ... şirketi, sigortalısının zararını / hasarını ekspertiz raporu ile tespit ederek 17.02.2012 tarihinde sigortalısına yapmış olduğu 3.362,95 TL ödemeyi davacıdan rücu etme hakkının bulunduğu sonucuna varılmış olup, takdiri ve münakaşası Sayın Mahkemeye aittir. V) ZAMAN ASIMI HUSUSNPA DEĞERLENDİRME:

Davacı vekili; 1. Alacaklı, 2011 meydana gelmiş bir zarar ile ilgili “haksız eylem hukuksal” sebebine dayanarak 2013 yılında sigortalısına hilafetten “Bakırköy ... İcra Müd....” sayılı dosya ile davacı hakkında adi ilamsız icra takibi başlattığını, davacının takibe itiraz ettiğini,

2.Alacaklının dosyayı tam 3 yıl işlemsiz bıraktıktan sonra 2016 yılında “Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... E, ... K ” sayılı dosyası işle itirazın iptali davası açtığını, bu davada zamanaşımı itirazında bulunulduğunu,

3.Sayın ticaret mahkemesi “haksız eylem dava açma zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu, takibin 3 yıl işlemsiz bırakıldığı, bu 3 yıl içinde zamanaşımını kesen hiçbir işlemin yapılmadığı ve böylece takibe dayanak alacağın zamanaşımına uğradığı” gerekçesi ile davayı reddettiğini,

4.Alacaklının bu kararı istinaf ettiğini, istinaf mahkemesinin, istinaf talebini kesin olarak reddettiğini, lâkin bir karışıklık çıktığım;

İstinaf mahkemesi kararının açıklama kısmında, “takipte ödeme emrinin ayın 13’ünde davacıya tebliğ edildiğini, lâkin davacının ayın 2İrinde itiraz ettiğini, 7 günlük itiraz süresinin kaçmış olduğunu, takibin zaten taa 2013 senesinde kesinleşmiş olduğunu, alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, o yüzden zamanaşımı meselesine hiç girmediğini, davanın evleviyetle hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, lâkin verilen kararın neticesi itibarı ile doğru olduğunu” belirtildiği,

6.Ancak kararın hüküm kısmında alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiğini,

7.Aslında istinaf mahkemesinin gerekçesi ile verdiği hükmün birbiri ile uyuşmadığını, İstinaf mahkemesi kararın açıklama kısmında bu gerekçeleri sıraladıktan sonra aslında “davacının istinaf talebinin değişik gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın hukuki menfaat yokluğu sebebi ile değişik gerekçe ile reddine” diye hüküm kurması gerektiğini,

8.Ama istinaf mahkemesi her ne kadar açıklama kısmında farklı gerekçe dile geçirmiş ise de hüküm kısmında alacalının istinaf talebini esastan ve kesin bir şekilde reddettiğini,

9.Bu durumda haksız eylem hukuksal sebepli takibe dayanak alacağın zamanaşımına uğradığına dair ilk derece mahkemesinin verdiği kararın kesinleştiğini,

10.Davacının bu gerekçe ile “Bakırköy.... . Ticaret Mahkemesi nden verilen karara “kesinleşme şerhi” talep ettiğini, ve mahkemenin bu kesinleşme şerhli gerekçeli kararı davacı tarafa verdiğini,

11.İş bu kararı icra dosyasına ibraz ile “zamanaşımından” verilen kararın kesinleşmiş olduğunu, icra dosyasının esasının kapatılmasını talep etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olan zanam aşımı itirazları ve talepleri ile ilgili Hukuki yorum ve hukuki değerlendirme yapılması gerektiğinden bu konuda tarafımca her hangi bir değerlendirme yapılmayacağı belirtilerek, Sayın Mahkemenin takdirlerine sunulmuştur.

SONUÇ

Tüm delillerin ve hukuksal durumunun takdir ve münakaşası Mahkemeye ait olmak üzere;

1.Olay: 22.09.2011 tarihinde saat 20:00-20:30 sularında başlayan sağnak yağmur ile birlişte çatı bölgesinde gelen yağmur suyu alçıpan tavan bölgesinde aydınlatma spotlarının olduğu bölüm ve davlumbaz içerisinden yoğun şekilde mutfak bölgesine siryat ettiği, asma tavandaki elektrik sistemi asma tavan alçıpanı da dahil olmak üzere bütün tavan sisteminin tahrip olduğu dava konusu olay meydana geldiği,

2.Ekspertiz raporu ile tespit edilen toplam hasar bedelinin 3.362,95 TL olduğ,

3.Davalı ... Şirketi tarafından 17.02.2012 tarihinde 3.362,95 TL .... İnşaat Gıda ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ye ödeme yapıldığı, Dosyada mübrez ekspertiz raporuna itibar edilmesi durumunda; Sigortalı Firma ... AVM’de kiracı olarak faaliyet gösterdiğinden hasarın .... AVM yönetimine rücu imkanının bulunduğu, Türk Ticaret Kanunu’nun bu düzenleme şekli dikkate alındığında, rücu hakkının sigortacının kanuni halefiyetine bağlı olarak; Davalı ... şirketi, sigortalısının zararını / hasarını ekspertiz raporu ile tespit ederek 17.02.2012 tarihinde sigortalısına yapmış olduğu 3.362,95 TL ödemeyi davacıdan rücu etme hakkının bulunduğu,

5.Ekpertiz Raporu esas alındığında davacının Kusur/ ihmal huşundaki taleplerinin reddi gerekeceği, açıklanmış, mahkememiz ... esas ... karar sayılı davacısı .... Sigorta A.Ş davalısı ... İşletmecilik Turizm .......A.Ş olan itirazın iptali davasında zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesinin 2018/886 nolu kararı ile davacının istinaf başvurusunu esastan reddine kararı ile kesinleşmiş olup davacı tarafından davalı aleyhine mahkememizde açılan menfi tespit ( istirdat ) davasında ise tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafça davacı aleyhine 08/08/2012 tarihinde yapılan icra takibinin bu tarihte kesildiği, davacının ödeme emrine itirazının 31/08/2012 olduğu, takibin durduğu, dosyanın 07/11/2013 tarihinde yetkili icra dairesine gönderildiği, zamanaşımının 2.kez kesildiği, Bakırköy ...İcra Müdürlüğü kararında takibin 21/11/2013 tarihinde durduğu, bu tarihten sonra icra dosyasında hiçbir işlemin yapılmadığı, dava tarihinin 20/09/2016 olduğu, son işlem tarihi olan 2013 ile dava tarihi arasında hiçbir işlem yapılmadığı, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, davacı vekilinin zamanaşımı itirazının kabulü ile davacı tarafından icra dosyasına yaptırılan 7.711,39 TL ödeme tarihi olan 21/06/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu menfi tespit ( istirdat ) davasının KABULÜ ile, 7.711,39 TL nin 21/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Davacı lehine takdir edilen 2.725,00.-TL vekalet ücreti ile davacının yaptığı 812,05.-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

3.Alınması gereken 526,76.-TL karar harcından peşin alınan 131,70.-TL harcın mahsubu ile bakiye 395,06.-TL harcın davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına.,

4.Kalan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) Davacı vekili Av. ... yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.26/11/2019 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Davacı Yargılama Giderleri

172,80.-TL İlk masraf

550,00.-TL Bilirkişi ücreti

+ 89,25.-TL Yargılama gideri

812,05.-TL

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.