Esas No
E. 2011/9727
Karar No
K. 2011/10219
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2011/9727 E.  ,  2011/10219 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla Temmuz 2002 ve sonrası dönem için 506 ve 5510 sayılı Kanunlar uyarınca yaşlılık aylığı alanların aylığında yapılan artışlarının 01.07.2002 tarihinden dava tarihine kadar alması gereken yaşlılık aylığına ay be ay uygulanarak hesaplanması, ödenmesi gereken miktarlardan ödenen miktarların mahsubu ile toplam 4.000,00 TL’nin her ay için hak ediş tarihinden itibaren ayrı ayrı hesaplanacak yasal faizi ile tahsili, dava tarihi itibariyle aylığın yeniden tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 506 sayılı Kanunun Geçici 20. maddesinin (b) bendi "Bu personelin, iş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm, eşlerinin analık, eş ve çocuklarının hastalık hallerinde, en az bu kanunda belirtilen yardımları sağlayacak," hükmünü içermekte olup, Geçici 20. madde kapsamında yer alan sandıklar ile 506 sayılı Kanun arasındaki ilişkinin, anılan Kanunun bu sandıklar için bir alt sınır oluşturması ile gerçekleşmesine, 25.02.2011 tarih 27857 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 53. maddesi ile “Birinci fıkranın (b) bendinin uygulanmasında, yardımların sağlanması ve bağlanması yönünden alt sınırın belirlenmesinde muadil miktar karşılaştırması esas alınır. Ancak, gelir ve aylıkların artırılmasında 506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların artırımına ilişkin hükümler devir tarihine kadar uygulanmaz. 5510 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinin onikinci fıkrasında yer alan sınırlama dâhilinde sandıkların kuruluş senetlerinde yer alan hükümler ve sandıkların uygulamaları saklıdır. Bu hüküm, yürürlüğe girdiği tarihten önceki artışlarda ve görülmekte olan davalar hakkında da uygulanır.” hükmünün öngörülmesi karşısında, alt sınırın belirlenmesinde, ... emeklisi ile emsal durumda bulunan .... emeklisine ödenen yaşlılık aylığı miktarı ile .... emeklisine ödenen yaşlılık aylığı miktarlarının karşılaştırılmasının yapılmasına, yapılacak karşılaştırma sonucu, .... emeklisine ödenen aylığın ... emeklisine ödenen aylıklardan fazla olması durumunda, davalı Vakıf yönünden yaşlılık aylığı miktarı konusunda ek yükümlülük doğacağından aradaki farkın Vakıf emeklisine ödenmesinin gerekmesine, somut olayda; dava konusu dönemde, .... emeklisi davacıya, Vakıf senedi hükümlerine uygun olarak ödenen aylıkların, emsali durumda olan .... emeklisine ödenen aylığın altına düşmediğinin anlaşılmasına göre, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Ancak, açıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine uygun olan davanın, yasal dayanağını oluşturan düzenlemenin, yargılama sürecindeki yasa değişikliğiyle ortadan kalkması nedeniyle reddinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği yönündeki usul kuralından hareketle davacının, davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip vekalet ücretiyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ:Hüküm fıkrasının davalı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 3 numaralı bendinin silinerek, hüküm fıkrasından çıkarılmasına,

Masraflara ilişkin bendin “4” olan numarasının silinerek, “3” numarasının yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.