Esas No
E. 2013/7307
Karar No
K. 2013/21808
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2013/7307 E.  ,  2013/21808 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.01.2013 tarih ve 2008/85-2013/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalılardan İB-ER Makine ve San. Ltd. Şti'nin müvekkili şirketin uzun yıllar boyunca "Fason Üreticiliğini" yaptığını, davalıların taraflar arasında imzalanan 09.04.2003 tarihli fason üretim anlaşmasına da aykırı davranmak suretiyle, müvekkillerinden ... adına tescilli ve halen koruma altında bulunan 10.08.1999 tarihli çoklu Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi'nde yer alan ürünlerin üretimini yapıp, www.ib-er.com adresinde yer alan internet sitesinde sanki kendi ürünleri imiş gibi pazarlayarak, davacının endüstriyel tasarım haklarına tecavüz edip, aynı zamanda müvekkillerinden ...'nün kendi buluşu olan, ürünleri tanıtıcı orijinal "kodlama sistemini" taklit etmek suretiyle TTK anlamında haksız rekabet fiilini işlediklerini, bunların dışında taraflar arasındaki protokole de aykırı davranıldığını ileri sürerek, davalılarca yapılan haksız rekabetin ve endüstriyel tasarım haklarına tecavüz eyleminin reddine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına, haksız rekabet, endüstriyel tasarım haklarının ihlali ve protokole aykırılık nedenleriyle, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla uğranılan 40.000 TL maddi zarar ile davacı ... için 5.000 TL manevi zararın tazminine, davacı şirkete ait olan davalı işyerinde mevcut makinelerin ve kalıpların müvekkillerine iadesine, mevcut olmayanların bedellerinin davalı şirketten tahsiline, müvekkillerine ait makinelerin davalı şirketçe üretimde kullanılması nedeniyle sebepsiz zenginleşmesinden kaynaklanan zararın tespiti ile şimdilik 10.000 TL.nin davalı şirketçe müvekkili şirkete ödenmesine, tüm alacaklarına dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 11.01.2013 havale tarihli dilekçesi ile sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebi olarak toplam 24.246 TL nin tahsilini istemiştir.

Davalılar vekili, davalılardan ...'a karşı dava açılmasının hukuki bir mesnetinin bulunmadığını belirterek, husumet itirazında bulunmuş, taraflar arasındaki protokolün hiç uygulanmadığını, davacı tasarımlarının yenilik vasfı taşımaması nedeniyle hakkında hükümsüzlük davası açıldığını, davacının kodlama sistemi dediği harf sıralamasının da hiç bir özelliği ve hukuki koruması olmadığı için haksız rekabetin söz konusu olamayacağını, davacıya ait olduğu iddia edilen makinelerin hiçbir zaman kendilerinden istenmediğini, söz konusu makinelerin kullanılmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davaya dayanak yapılan tasarım hükümsüz kılındığından tasarıma dayalı bir hak talep edilemeyeceği, davalıya teslim edilen makinelerin dava sırasında davacıya iade edildiği, davalıların bu makineleri kendi üretiminde kullandıkları izlenimi oluştuğu, kullanmadıkları düşünülse dahi makineler davalılarda kalmaya devam ettiği için kira benzeri bir alacağın doğduğunun kabulü gerektiği, davalının ürünlerde davacınınkine benzer kodlama sistemi kullandığı ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, müşterilerin yanıltılabileceği, kodlama sisteminin haksız kullanımından doğan maddi tazminatın verilmesi gerektiği, haksız rekabet sabit görüldüğünden davacı ... yönünden manevi tazminatın kabulü gerektiği, talep edilen miktarın ihlal eyleminin boyutlarına ve sonuçlarına uyumlu olacağı gerekçesi ile, tasarıma tecavüzün önlenmesi ve giderilmesi konusundaki dava sabit olmadığından reddine, makineler iade edildiğinden bu konuda karara yer olmadığına, ancak iade edilmeyen makinelerin bedeli olan 2.020 TL’nin ve makinelerin uyuşmazlığın söz konusu olduğu protokolün imzalandığı 09 Nisan 2003’den davanın açıldığı 03/03/2004 tarihine kadar olan dönem bakımından kullanım bedelleri (kira benzeri) olan 24.246 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının davacı tarafından kullanılarak, piyasaya tanıtılan, oturtulan kodlama sisteminin benzerini kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, dava tarihinden işleyen değişen oranlı ticari faizi ile 12.682,54 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak, dava tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, kodlama sistemi ile ilgili bilgilerin internet ortamı sair basılı evrak, katalog, tanıtıcı gereçler, ürünler üzerinde düzeltilmesine, kaldırılmasına, bundan böyle ürünlerde kullanılmamasına ve haksız rekabetin giderilmesine, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak, davacı ...’ye ödenmesine, karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Ancak, mahkemece davacının ıslah talebinin kabulü ile ıslah edilen dava değeri üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece ilk kararın verilmesi ve Dairemizce kararın bozulmasından sonra 11.01.2013 tarihinde dava ıslah edilmiş olup, gerek 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu dönemde, gerekse 6100 sayılı HMK. 176 vd maddeleri gereğince, bozmadan sonra ıslah mümkün bulunmamaktadır. Kaldı ki, davacı tarafından ıslah harcı da yatırılmamıştır. Bu durumda yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak sebepsiz zenginleşmeye dayalı maddi tazminat isteminin ıslah edilmiş miktar üzerinden kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.