Esas No
E. 2020/28769
Karar No
K. 2021/18890
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2020/28769 E.  ,  2021/18890 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Tehdit, hakaret, yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet

K A R A R

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında yaralama, hakaret ve mala zarar verme, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında ise yaralama ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde;

Sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında yaralama, hakaret ve mala zarar verme eylemlerinden kurulan kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildikleri tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun' un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK' nın 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, sanık ... müdafisi, suça sürüklenen çocuklar ..., ... müdafileri ve o yer Cumhuriyet savcısının TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,

II-Diğer hükümlere yönelik temyiz isteklerine gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. A-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri açısından; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'e atılı suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 66/2. ve 67/2. maddelerine göre, suçun tabi bulunduğu 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımının inceleme tarihi itibarıyla gerçekleştiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk ... ve ... müdafilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle, yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun'un  8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 66/2. ve 67/4. ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE,  

B-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri açısından; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmemeleri, katılanların ve tanıkların gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasındaki beyanlarının olayın gelişimi ile ilgili çelişkiler içermesi, kimi tanığın tüm sanıkların silah ve bıçaklarla saldırdığını, kimi tanığın ise bir grup gencin katılanlarla ağız dalaşı yaptığını, gençlerden birinin havaya ateş ettiğini beyan etmesi, yine soruşturma aşamasında düzenlenen teşhis tutanağında da katılanların tartıştıkları kişiler olarak bozma ilamının II-A nolu bendinde haklarındaki kamu davalarının düşmesine karar verilen suça sürüklenen çocukları göstermeleri karşısında; hangi katılanın ve hangi tanığın hangi aşamadaki beyanının hükme esas alındığı yeterince açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,

2.Sanıklar ... ve ... açısından kabule göre ise;

TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezaların saptanması gerektiği gözetilmeden, sabıkalarında mahkumiyet hükmü bulunmayan sanıklar hakkında "...geçmişteki halleri , suç işleme kararlılığı" şeklinde yetersiz gerekçe ile temel cezalar alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla tayin edilirken benzer gerekçe ile bu kez aynı Kanunun 62. maddesinin sanıklar hakkında uygulanması suretiyle de çelişkiye neden olunması,

3.Kabule göre ise;

Sanıkların katıldığı düğün esnasında kuru sıkı silahlarla havaya ateş ederek gürültü yapmaları sebebiyle husumetlerinin bulunmadığı ve tanımadıkları katılanların kendilerini sessiz olmaları konusunda uyarlamaları üzerine çıkan ve ani geliştiği anlaşılan olayda; sanıkların ne suretle önceden anlaşarak iştirak halinde tehdit suçunu işledikleri yeterince açıklanıp tartışılmadan TCK' nın 106/2-a,c maddeleri uyarınca hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.