12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2011/13214 E. , 2011/30545 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2011
NUMARASI : 2011/515-2011/370
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
18.06.2010 tarih ve 5999 sayılı kanunla 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 6. madde de; kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması halinde tazminat taleplerinin karşılanması ile ilgili usul ve esaslar düzenlenmiş olup;13.02.2011 tarih ve 6111 sayılı kanunun geçici 2. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6 ncı maddesi hükmünün 4/11/1983 tarihinden sonraki kamulaştırmasız el koyma işlemlerine de uygulanacağı düzenlenmiştir. 5999 Sayılı kanunla eklenen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinin son fıkrası gereğince bu madde uyarınca ödenecek olan tazminatın tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez. Görüldüğü üzere anılan yasal düzenlemelerde idare aleyhine takip yapılamayacağına ilişkin bir husus bulunmamakta sadece ödenecek tazminatın tahsili sebebi ile idarenin mal, alacak ve haklarının haczedilemeyeceği belirtilmektedir. Öte yandan HUMK.nun 443/4. maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe infaz edilemez.
Somut olayda takibe dayanak yapılan Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.02.2011 tarih ve 2009/678-105 sayılı ilamı incelendiğinde; taşınmazın aynının ihtilaflı olmadığı, davaııların mülkiyet iddiasının bulunmadığı, " Kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminata hükmedilip, taşınmazın davacılar adına olan kaydının iptali ile davalı adına tesciline" karar verildiği tespit edilmiştir.
Ilamda yer alan ve "taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline" yönündeki hüküm yasadan kaynaklanan ve tazminat verilmesine ilişkin kararın sonucu olup, taşınmazın aynının, ihtilaflı olduğunu göstermez. Bu nedenlerle takip konusu tazminat ilamının infazı için kesinleşmesi gerekli değildir. Mahkemece icra emri ve takibin iptali talebinin reddi gerekirken idarelerin mal alacak ve haklarının haczedilemeyeceği ve takip dayanağı ilamın kesinleşmemiş olması nedeni ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.