Esas No
E. 2009/6461
Karar No
K. 2009/14342
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2009/6461 E.  ,  2009/14342 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 28/10/2008

NUMARASI : 2007/373-2008/403

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

B. K. nun 83/son maddesi gereğince;

“Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.” Buna göre alacaklının seçimlik hakkı mevcut olup, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden alacaklı bu alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebilir. Alacaklının, vade tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde ise bu tarihten itibaren Türk Parası alacağına dönüşen alacağına 3095 Sayılı Kanunun 1.maddesine göre yasal faiz isteyebilir. Bu kurallar ışığında somut olayın incelenmesinde:

Somut olayda alacaklı yabancı para alacağının takip dayanağı belgede öngörülen ödeme günündeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istediğine ve tercih hakkını bu yönde kullandığına göre, dayanak belgenin niteliği dikkate alınarak, takip konusu alacağa 3095 Sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca ödeme günü olan 27.02.2002 tarihinden itibaren yasal faiz oranlarına göre faiz hesaplanması gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise hesaplamanın bu açıklamalara uygun olmadığı görülmektedir. Öte yandan takipte istenen ve borçlu tarafından itiraz edilen 129,83-YTL. komisyon alacağının da yasal dayanağı yoktur.

O halde Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda borçlunun işlemiş faize, işleyecek faiz oranına ve komisyon alacağına itirazlarının incelenerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak ve ayrıca komisyon alacağını da kapsar şekilde itirazın kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ  : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 30.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 3095 sayılı Kanun İİK md.366 K3095 md.1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.