8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/13511 E. , 2021/12730 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı ... Belediye Başkanlığı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “ Mahkemece 37 nolu parselin B harfi ile işaretli 270.000 m2’lik bölümü ve 7 parsele yönelik yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı belirtilerek, öncelikle taraflardan dava konusu taşınmazları iyi bilen elverdiğince yaşlı tanık göstermelerinin istenmesi, önceki keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıklarla taraflarca gösterilecek tanıklar ve hayatta bulunmaları halinde tesbit bilirkişilerinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak 37 nolu parselin 270.000 metrekarelik bölümünün öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, kim ya da kimlerin zilyet ettiği, zilyetliğin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi, 7 nolu parsel üzerindeki tesisatların hangi tarihte yapıldığı ve bundan mütevellit davacılar ile Belediye arasında çekişme yaratılıp yaratılmadığı hususlarının bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrı ayrı sorulup saptanması, tesislerin yapılış tarihinin ayrıca mercilerinden sorulması, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmesi, 37 parselin B harfi ile gösterilen kısmının davacıların kök miras bırakanlarından intikal ettiğinin ve miras bırakanın Medeni Kanunu’nun yürürlüğünden önce öldüğünün anlaşılması halinde, terekesinin müşterek mülkiyet hükümlerine göre mirasçılarına intikal edeceği dikkate alınarak, o takdirde her bir mirasçı yönünden belgesiz olarak tek parça da 100 dönüm taşınmaz mal iktisap edebileceğinin toplamda sınırlama getirilmediğinin düşünülmesi, 7 nolu parsel üzerinde yapılan tesislerin yapılış tarihlerine ve süresine göre davada 221 sayılı Yasa hükümlerinin uygulama yerinin olup olmadığının karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi, fen bilirkişisine raporlu kroki düzenlettirilmesi ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, ... İlçesi ... Köyü 37 parselin ifrazından gelen 1014 nolu (bozma ilamında 37 parselin B harfi ile belirtilen kısım) parselin tespitinin iptali ile ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, 7 nolu parselin 10.09.2018 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide 7/A harfi ile gösterilen 5.462,55 metrekarelik bölümü ile 7/D harfi ile gösterilen 2.310,28 metrekarelik kısımlarının ifrazı ile köyün en son ada ve parsel numarası altında ... Büyükşehir Belediyesi adına Hamravat su yolu vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, 7 nolu parselin 10.09.2018 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide 7/B harfi ile gösterilen 27.478,20 metrekarelik, 7/E harfi ile gösterilen 2.258,82 metrekarelik ve 7/C harfi ile gösterilen 102.193,72 metrekarelik kısımlarının ayrı ayrı olmak üzere köyün en son ada ve parsel numarası altında ... ve müşterekleri adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve hükmüne uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, 1014 nolu (bozma ilamında 37 parselin B harfi ile belirtilen kısım) parsele yönelen ve yerinde olmayan davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Birleşen dosya davacısı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin çekişmeli 7 parselin 10.09.2018 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide 7/B, 7/C ve 7/E harfi ile gösterilen kısımlarına ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Mahkemece, 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kadastro öncesinde taştan yapılmış kanal ve 1970 yılında ise işlevini yitiren taştan yapılmış kanal yerine daha güneyden beton borular döşenerek suyun şehre ulaşmasının sağlandığı, daha sonra beton boruların yerine çelik boru yerleştirildiği, dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı-davacı ... ve müşterekleri dışında başka kimselerin tasarruf ve zilyetlerinin bulunmadığı kabul edilerek, davanın kısmen reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uymamaktadır. Şöyle ki; mahallinde yapılan keşifte 1945-1955 yılları arasında doğan mahalli bilirkişilerin müşterek beyanlarına göre, taşınmaz üzerinde yer alan kanalın Osmanlı Devleti zamanında yapıldığının tespit edildiği, bozma kararında işaret edilen 221 sayılı Yasa'nın şartlarının oluştuğu ve taşınmazın kamulaştırılmış sayılması gerektiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki alınan beyanlarda, davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanım koşullarının oluştuğu da da ispat edilememiştir. Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın kabulüne ve temyize konu taşınmaz bölümlerinin de ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.