(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/6674 E. , 2012/8088 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.04.2010 gününde verilen dilekçe ile inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava konusu 7 parsel sayılı taşınmazın Almanya'dan gönderdiği paralarla kendi adına alındığını, ancak yurtdışında olduğu için tapunun davalılar ile ortak murisi babası Durak Akyol adına oluştuğunu ileri sürerek tapunun iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ..., davayı kabul etmiş, diğer davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Davalılardan ... davayı kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 308 ve devamı maddelerinde düzenlenen davayı kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Kural olarak tarafların dava konusu üzerinde tasarruf yetkileri bulunduğundan, yani medeni usul hukukunda taraflarca tasarruf ilkesi uygulandığından, davanın açılmasından sonra hüküm kesinleşinceye kadar davanın kabulü mümkündür. Yine belirtmek gerekir ki kabul karşı tarafın rızasına bağlı değildir. Etkisini onun yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur.
Somut olayda; davacı inanç sözleşmesine dayalı olarak tapu iptali tescil isteğinde bulunmuş, ancak inanç sözleşmesini kanıtlayamamıştır. İnanç sözleşmesi kanıtlanmamış dahi olsa tarafların ortak mirasbırakanı adına kayıtlı taşınmazda davalıların miraspaylarının iptali istenmiş olup, mirasçılardan davalı ...kendi payı yönünden davayı kabul ettiğine göre mirasçılar arasındaki bu kabule değer verilerek ...'un payının iptali ile davacı adına tescili gerekirken bu davalı aleyhine açılan davanın da reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.